12 Eylül darbesi Mersin’de lanetlendi » Kilikya Gazetesi ,Mersin'den HaberlerKilikya Gazetesi ,Mersin'den Haberler

12 Eylül darbesi Mersin’de lanetlendi

Bu haber 12 Eylül 2020 - 11:36 'de eklendi ve kez görüntülendi.
12 Eylül askeri darbesine ilişkin yapılan basın açıklamasında konuşan Mersin 78’liler Girişimi Dönem Sözcüsü İbrahim Bilen, “Darbeler ve darbeci siyasetin bütün yanlarıyla halka anlatılması, şeffaf bir halkı aydınlatma hareketinin toplumsallaşması,  temel bir öneme sahiptir. Bütün bunlar için de, demokratik halk güçlerinin, barış ve demokrasi talepleri etrafında birleşmesi gerekiyor” dedi.
Mersin 78’liler Girişimi, 12 Eylül askeri darbesinin 40’ncı yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması düzenledi. Özgür Çocuk Parkında yapılan açıklamaya çeşitli parti ve STK temsilcileri de katıldı.
12 Eylül’de yaşanılan karanlık sürece ilişkin hazırlanan açıklama metnini okuyan Mersin 78’liler Girişimi Dönem Sözcüsü İbrahim Bilen, “12 Eylül darbecileri; parlamentoyu ortadan kaldırdılar, yasama, yargı, yürütme yetkisini kendilerinde topladılar, ağızlarından çıkan her emir kanun oldu. Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi başta olmak üzere, cezaevlerini Nazi toplama kamplarına çevirdiler. 1983’den 2000’li yıllara kadar kurulan sözde sivil hükümetler, Milli Güvenlik Rejimi çerçevesinde iktidarı darbe rejimiyle bölüştüler.  Toplumun her kesimine dönük resmi şiddet dalgasına karşı, toplumsal muhalefetten doğru bir direniş ve dayanışma hattı oluşturulamaması sonucu sahneye itaatkâr, sessiz bir toplum modeli çıktı.  Muhalif kesimlerin parçalı ve birbirinden bağımsız olarak geliştirmeye çalıştıkları yeni örgütlülükler, ölçüsüz ve yok edici şiddet ile karşılaştı” dedi.
12 Eylül darbesiyle hesaplaşamayınca ülkede neler olduğu ve olmaya devam ettiği konusunda konuşan Bilen, “Meclis devre dışı edildi. Devleti Erdoğan sözcülüğünde, dar bir ‘derin/oligarşik muktedirler’ yönetiyor. İçeride ve dışarıda, anti Kürt, ‘beka’ aldatmacasıyla, hileli yönlendirmelerle, ayrıştırma, bölme, Kayyım ve savaş politikalarıyla yürünüyor. Yalnızlaştırma ve dışlama politikalarıyla, HDP siyaset dışı bırakılmak isteniyor. Gerçek bir ‘bekanın’  ve istikrarın ülke içinde ‘Toplumsal Barış’ ile  sağlanacağı açıkken, başka ülkelerin topraklarına müdahale ediliyor. Kayyım atamaları üzerinden demokrasiye, hukuka, halkın seçme, seçilme ve siyaset yapma hakkına darbe yapılıyor, haklarına ve iradesine sahip çıkan halka baskı ve şiddet uygulanıyor. Milliyetçi, Siyasal İslamcı, hayali Yeni Osmanlıcı diktatoryal iktidar, doğası gereği demokrasinin kırıntısına dahi karşı.  Bu da, darbe rejiminin katmanlaşarak sürmesine ve darbelerin birbirini takip etmesine yol açıyor” bilgilerini paylaştı.
Ülkede ihtiyaç duyulan demokratik temellerin inşası için de yapılması gerekenler konusunda konuşan Bilen, “Öncelikle bir ‘Toplumsal Sözleşme’ye ihtiyaç vardır. Bu sözleşmenin ilk adımı öncelikle ‘Toplumsal Barış’ olma durumundadır. Çünkü silahların ve cenazelerin eşliğinde demokrasi olmaz. İçeride ve dışarıda silahların susması gerekiyor. Yargı bağımsızlığına, acil olarak da adaletli bir yargıya ihtiyaç vardır. Kürt sorunu, Alevi sorunu gibi toplumsal barışın olmazsa olmazı sorunların demokratik çözümüne ihtiyaç vardır.  Darbeci siyasetle, yüzleşme sağlanmalıdır” diye belirtti.
 “1960 Darbesi’yle yüzleşmemenin ürünü 12 Mart Darbesi’dir” vurgusunda bulunan Bilen, son olarak şu ifadeleri kullandı:
“ 12 Mart Darbesi’yle yüzleşmemenin ürünü 12 Eylül Darbesi’dir. 12 Eylül Darbesi’yle yüzleşmemenin ürünü ise 28 Şubat Postmodern Darbesi ve 15 Temmuz Darbe Girişimidir ve de akabinde Kanun Hükmünde Kararnameler ve OHAL üzerinden inşa edilen Tekçi Rejimdir. Darbeler ve darbeci siyasetin bütün yanlarıyla halka anlatılması, şeffaf bir halkı aydınlatma hareketinin toplumsallaşması,  temel bir öneme sahiptir. Bütün bunlar için de, demokratik halk güçlerinin, barış ve demokrasi talepleri etrafında birleşmesi gerekiyor.  Aşılması gereken sorun budur. Meselenin esası,  Darbecilerle suç ortaklığını reddedelim…”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.