saç ekimi

Maltepe Escort

şişli escort bayan

BASIN

kahraman-oguz
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Basın denilince akla gazete, dergi, tv, görsel ve yazın olan kitle iletişim araçları ve faaliyetleri akla geliyor.

Kamuoyunun gelişmelerden haberdar olması ihtiyacından doğmuştur.

Basın halkın gözü, kulağı, beyni olarak da ifade edilmiştir. Doğru temelde etik işletildiğinde toplumsal aydınlanma ve yaşanan olumsuzluklardan ders çıkarmaya da hizmet eder.

Ama tarihten günümüze basının halk üzerinde nasıl etki yaptığını göz önünde tutarsak, iktidarların en önemli kollarından biri olarak basın yoluyla halkı dizayn ettiği de apaçık görülecektir.

Bu yönüyle basın doğru kullanılmadığından  kitle haberleşme araçları insanların, toplumların ve ülkelerin kaderinde kritik rol oynamıştır.

Ülkemizde basın konumu ve işleyişi ile acı gerçekler söz konusudur.

Ulusal basın adıyla tanımlanan holding medyası bugün de havuz medyası adını almıştır. Nazarımızda bu medya tamamen doğru habercilik vererek halkın bir haber almasının ötesinde, toplumda yalan yanlış yayın politikalarıyla algı yaratmaya yönelik kullanılmaktadır. Egemen yönetimlerin güdümünde işleyen bir basın yayın kurumu ahlaki değildir. Sadece karlarına kar katmak , çıkarı doğrultusunda iş yapmaktır.

Bunlar hem ülke kamuoyunu hem de uluslararasını yanlış yalan haberlerle bilgi kirliliğine sebep olmaktadırlar.

Maalesef ülkemizde bir dönemler Mehmetçik medyası diye tanımlar kullanılırdı. Şiddet ve savaşı pohpohladığı için… En büyük gazeteci muhabirlere asker üniforması giydirilerek ülkenin başka bölgesine dağlara götürülüp açıklamalar yapılıyordu. Dönemin en meşhur TRT de Ertürk Yöndem “Anadolu’dan görünüm” adıyla özel harp dairesi tarafından yönetiliyordu.

Yine parasal ve borsalara yönelik amaçlı işlerde kullanılmakta…

Adeta gazetecilik mesleği hükümetlerin elinde oyuncağa düştü.

Bu yöntem ve uygulama sadece basınla sınırlı kalmadı. Üniversiteler, özerk bilim yayma ile sorumlu bir alan olması gerekirken, hükümetten yana görüş taşımayan akademisyenler ihraç ediliyor.

Ülkemizde barış gibi kutsal bir kavrama sahiplendiği için ihraç oldular.

Türkiye’de üretim ve alım gücü nerdeyse Cumhuriyet tarihinin en kötü dönemini yaşarken, bir öğretim üyesi Sefer Şener, Habertürk kanalında Türkiye’yi gelişmiş ülkeler arasında övüyor.

Bu tutumlar bilimin bilginin doğru haberciliğin kendisine gölge düşürüyor kirletiyor.

Şimdi bu sermaye güdümündeki medyaya alternatif özgür basın gazete, tv, yayıcı, muhabir, yazarlarda vardır.

Türkiye bunların gözünde gerçek Türkiye’dir.

Ama bunlar zor şartlarda bu hizmeti yaparken ağır bedeller de ödüyor.

1980 faşist 12 Eylül döneminde en ağır cezayı özgür basın kurumların yayın müdürleri aldı. Her biri 700-800 yıl cezaya mahkum oldular.

1990 yılından bu yana 24 gazetecinin hayatını kaybettiğini biliyorum. Musa Anter gibi 75 yaşlarında koca bir çınarın tek suçu gazetede yazmaktı. Metin Göktepe, Nazım Babaoğlu, Ferhat Tepe, Namık Tarancı, Cengiz Altun ve niceleri katledildiler.

Hayat zıtların mücadelesinde ibarettir.

Egemenlerin holding medyasının yanlış yalan haberciliğine karşı özgür basın yayıncılık yaşamını sürdürüyor. İMC TV benzer tv kanalları kapatıldı. Ama alternatif kanallar açılarak devam ediyor.

Basın yayın büyük bir vicdan kurumudur. Vicdanlarını çıkar için kirletmemelidirler.

Vicdanıyla yapıldığı zaman gazetecilik insanlığa hizmet etmiş olur.

Basın emekçisini de yüceltir onurlandırır.

Özgür basın şehitlerini Musa Anter şahsında saygıyla anıyorum.

Yorumlar kapalı.

pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org