saç ekimi

Maltepe Escort

şişli escort bayan

sperrmüll abholung

Başka Bir Doğum Hikâyesi…

Başka bir doğum hikayesi.
Daha Fazla Göster

Turan DAL

“Anneciğim sen benim karnımda büyümedin, kalbimde büyüdün” dedim.
“Nasıl yani, senin kalbin mi şişti?” diye sordu bu kez.
İyice panik oldum.
“Hayır tatlım, sana duyduğum sevgi günden güne büyüyor. Kalbim senin sevginle şişti ve hala da şişmeye devam ediyor. “dedim.


Mersin Akdeniz Gazi Anadolu Lisesi öğrencilerinden oluşan Aykırı Kesit Yaratıcı Yazın Ekibi, 2018 yılının ilk etkinliğinde “Başka Bir Doğum Hikâyesi” adlı kitabın yazarı Duygu Çağlar Gizli’yi konuk etti.

Başka bir doğum hikayesii
“Evlat edinme de bir doğum şeklidir ve yüksek sesle konuşulmalıdır” şiarıyla yaşamına yön veren Duygu Çağlar Gizli, yaşadıklarını sözcüklere döktüğü “Başka Bir Doğum Hikâyesi” adlı kitabının imza ve söyleşi etkinliği için Mersin Akdeniz Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri ile bir araya geldi. “Elif Ada’nın Annesi” vurgusunu damıttığı kitabında Gizli, evlat edinenlere ve evlat edinilenlere önemli mesajlar veriyor. Aynı zamanda Gizli, sosyal medya Facebook sayfasında açtığı “Elif Ada’nın Annesi” isimli 46 bin takipçiye ulaşan hesabında, evlat edinme süreciyle ilgili kendi deneyimlerini ve diğer ailelerin hikâyelerini paylaşarak, kalben çocuk sahibi olmak isteyenleri yüreklendiriyor.

Yaşanılarak yazılanların bir kitaba dönüştüğü Elif Ada’nın, annesinin ve de babasının hikâyesine gidelim. Düzenlenen söyleşi etkinliğinde Gizli, tüm bu süreci ilk yaşandığı duyguyla tekrardan anlattı.

Bugüne dek kitabının öyküsünü anlattığı etkinliklerde liseli öğrencilerle bir araya gelmediğini ve bu buluşmanın kendisinde ayrı bir heyecan yarattığını dile getirerek konuşmasına başlayan Gizli, şu ifadeleri kaydetti:

“Ben size kendi doğum hikâyemi anlatacağım arkadaşlar. 43 yaşındayım. 20 yıldır Okul Öncesi öğretmeniyim. Çocukken sorarlar: ‘Büyüyünce ne olmak istersin?’ diye… Bana da sormuşlardı. Ben hep anne olacağım derdim. 20’li yaşlarımın sonlarına doğru, doğal yollardan anne olamayacağımı öğrendim. Bunu öğrendiğimde başımı gökyüzüne kaldırıp ‘Neden?’ diye sordum. Çok zor ve sıkıntılı dönemlerden geçtim. 30’lu yaşlarımın başında eşimle tanıştım. Aramızda duygusal bir yakınlaşma başladığında durumu ona anlatmam gerektiğini düşündüm. Yemeğe çıktık ve ‘Belki benimle evlenirsin, belki de evlenmezsin ama benimle ilgili bilmen gereken bir konu var’ dedim. Çok şaşırıp ne olduğunu sordu hemen. Ben ona doğal yollardan anne olamayacağımı söyledim. Ben bunu anlatırken ağlıyordum. O da ağladı. ‘Biliyor musun?’ dedi ‘Benim de çocuğum olmuyor ve bunu seninle nasıl paylaşacağımı bilmiyordum’ dedi. Bizim birlikte karşılaşmamız dünyada hala mucizelerin olduğunun kanıtıdır. Şuan benim eşim. İyi ki var, iyi ki benim eşim ve iyi ki Elif Ada’nın babası… Aynı gün evlenmeye karar verdik ve 2 ay sonra evlendik. İlkin tüp bebek tedavisi kararı aldık. 2 deneme de bulunduk ikisi de başarısızlıkla sonuçlanınca ikimizin de ortak kararı olan evlat edinme için başvuruda bulunduk. Mersin Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün ilgi birimlerine gittik. Çok heyecanlıydık. Evlat edinmek,bir kızımızın olmasını istediğimizi söylendik. Bize bir sıra olduğunu ve Mersin bölgesinde yaklaşık 3 yıl kadar beklememiz gerektiği söylendi. Heyecanımız bir şaşkınlığa dönüştü o an. Yurtlarda ve Sevgi Evleri’nde bir sürü çocuk olduğunu neden 3 yıl beklememiz gerektiğini sordum. Bize bu çocukların biyolojik aileleri tarafından durumları düzeldiğinde tekrardan almak üzere bırakıldıklarını ve çoğunlukla durumları düzelmediği ve evlat edinilmelerine rıza gösterilmediği için yurtlar ve Sevgi Evleri’nde büyüdüklerini söylediklerinde çok üzüldüm. Umarım ilerleyen zamanlarda bu konuyla ilgili çalışmalar devam eder ve iyileşir. Umarım bütün çocuklar bir anne ve babanın yanında büyürler. Ortalama bir hesap yaptım. O gün o odadayken 32 yaşındaydım, ‘3 yıl sonra 35 yaşında olurum ve eninde sonunda anne olacağım’ dedim. Gerekli evrakları alarak odadan çıktım.

Evrakları tam tamamlamaya başladığımızdan çok kısa bir süre sonra bir gün telefonum çaldı. Annem arıyordu. Çok heyecanlıydı. ‘Bir biyolojik anne varmış kendini anne olmaya hazır hissetmiyormuş, doğuma bir ay kalmış ve bir kız bebeği bekliyormuş ne dersin, ister misin?’ diye sordu. O kadar heyecanlandım ki! ‘Evet, anne isteriz. O bizim kızımız olsun, isterim. Ama önce eşimi arayayım’ dedi. Eşim de kabul etti. Biz hemen o gün anne ve baba olduğumuzu herkese duyurduk. Çılgınlar gibi alışveriş yapmaya başladık. Herkes bize şaşkınlıkla bakıyordu. Biz hep yüksek sesle konuştuk. Evlat edineceğimizi kimseden saklayıp gizlemedik. Bir kızımız olacağını evlat edineceğimizi herkese anlattık. Alışverişlerin son aşamasında bir bebek mağazasına girdim. Orada çalışan kadının önünde durdum. Dedim ki: ‘Ben anne olacağım. Ama ne alacağımı bilmiyorum bana yardımcı olur musunuz?’ ‘Doğum ne zaman?’ dedi. ‘Bir ay kaldı’ dedim. Bir bana baktı, bir karnıma baktı, sonra tekrardan yüzüme baktı, ‘Nasıl yani?’ diye sordu. ‘Evlat edineceğiz’ dedim. Aynı heyecan ve duygu gözyaşları yoğunluğuyla bütün alışverişte bana yardımcı oldu.

31 Aralık 2009’da yani yılbaşında Elif Ada dünyaya geldi. Ameliyathanenin önünde dokuz doğurarak kızımın doğumunu bekledim. Hayatımın en uzun bekleyişiydi. Aslında 20 dakikaydı ama 20 asra eş değerdi. Biz Elif Ada’yı alarak eve geldik.

Ondan sonraki günler çok güzeldi. Bütün bir aile büyük bir heyecanla Elif Ada’nın büyümesine tanık olduk. 2 yaşlarındayken bir psikolojik danışmandan destek talebinde bulundum. Ama o zamana kadar Elif Ada’yı hep, ‘İyi ki bizim kızımız oldun! İyi ki bizi seçtin! İyi ki seni evlat edindik” diyerek sevdik. Bebekliğinden beri Elif Ada hep bunları duyarak büyüdü. Danışmanda bana izlediğim yolun doğru olduğunu söyledi. Elif Ada’dan çok zor sorularla karşılaştığım oldu. Bir keresinde bana ‘Anne ben de senin karnında mıydım?’ diye sordu. Çok zor bir soruydu bu benim için. ‘Anneciğim sen benim karnımda büyümedin, kalbimde büyüdün’ dedim. ‘Nasıl yani, senin kalbin mi şişti?’ diye sordu bu kez. İyice panik oldum. ‘Hayır tatlım, sana duyduğum sevgi günden güne büyüyor. Kalbim senin sevginle şişti ve hala da şişmeye devam ediyor’ dedim.”

Konuşmasının sonlarına doğru sosyal medyada “Evlatlık mısın, neden ağlıyorsun” şeklinde yapılan şakalara eleştiride bulunan Gizli, “Sosyal medyada bu tarz şakaların yapılmamasına dair duyarlılık yapmamız gerek. Tüm bunların dışında bir de yaygın kullanılan ‘evlatlık’ kelimesi var. ‘Evlatlık’ doğru bir kelime değil. Doğru olan edinilen çocuk ve evlat edinen aile ifadeleridir. Evlatlık, 19 ve 20’nci yüzyıllarda zengin ailelerin yanında çalıştırmak üzere, özellikle kız çocuklarına söylenen terimdir” dedi.

Aykırı Kesit&Kesit Edebiyat proje koordinatör öğretmeni Tolga Yaygın, yoğun duyguların yaşandığı söyleşinin sonundaöğrencileri adına ‘Elif Ada’nın Annesi Duygu Çağlar Gizli’yeçiçek takdim etti.  Ardından imza etkinliğine geçildi.

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org