maltepe escort kurtköy escort

şişli escort bayan

BAŞKAN GÖKSOY: “HALK SAĞLIĞI GÖZ ARDI EDİLDİ”

29d6d386-0430-45b2-8a03-af375af70c9e

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

 

Korona virüsü salgını nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ‘Ekonomi İstikrar Paketi’ni eleştiren Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Kemal Göksoy, halk sağlığının göz ardı edildiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı paketten işçiye emekçiye kuru hamaset, 65 yaş üstüne kolonya ve maske, patronlara ise zarar telafisi çıkmıştır” dedi. Başkan Göksoy açıklamasında, bugün sabah saatlerinde 5 belediyeye yönelik kayyum atamalarına ilişkin de, “Bütün halkımızı ‘halk için ekonomi, demokrasi için birlik’ diyerek birleşmeye çağırıyoruz. Birleşelim ki; Batman, Silvan, Lice, Ergani ve Eğil belediyelerine Koronavirüs sürecini fırsat bilerek bugün yapılan kayyum atamalarını durduralım” ifadesini kullandı.

 

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü DİSK/Genel İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korona virüsü tedbirleri kapsamında geçtiğimiz günlerde açıkladığı önlem paketine tepki göstererek, bu salgının halk sağlığı sorunu olduğundan hareketle uygun önlemler alınması gerektiğini belirtti.

 

Çin’in Wuhan kentinden başlayan Koronavirüs (Covit-19)’un hızlı bir şekilde yayıldığını dile getiren Göksoy, “Koronavirüs, dünya halklarının sağlığını tehdit ederek yüz binleri, hastane yoğun bakımlarına düşürürken (22 Mart itibariyle) 15 bin insanın ölümüne yol açmıştır. Türkiye için paniğe gerek olmadığından tutalım da gerekli tedbirlerin alındığına kadar pek çok garanti veren konuşmaların ardından, virüsü kapanların sayısı artarken ölümlerin de yaşandığı günlerden geçiyoruz. Korona virüs karşısında bütün ülkeler, önlemler almakta ve önlem paketleri açıklamaktadırlar. AKP iktidarı da halkın sağlığını ve yaşamını tehdit eden bu salgına karşı önlem olarak ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı’ adıyla önlem paketi açıkladı. Fakat açıklanan pakette halk sağlığı ve milyonlarca işçi emekçi ile ailesinin durumu göz ardı edilmiştir” dedi.

 

AKP iktidarının da kendinden öncekilerin her kriz döneminde yaptığı gibi krizi fırsata çevirme çabasında olduğunu söyleyen Göksoy, “Koronavirüs kaynaklı yaşanan krizi, fırsata çevirme hesabıyla halkın işçi, emekçilerin ihtiyaçları ve yaşanan salgından ekonomik, sosyal, fiziksel ve psikolojik olarak korunmasının önlemlerini alınmak yerine patronların korunması için önlemler açıklanmıştır.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı paketten işçiye emekçiye kuru hamaset, 65 yaş üstüne kolonya ve maske, patronlara ise zarar telafisi çıkmıştır.  Sosyal mesafenizi koruyun, kalabalık yerlere gitmeyin, evinizden dışarı çıkmayın çağrılarının yapıldığı bu günlerde Koronavirüs ile mücadele için açıklanan ‘Ekonomik İstikrar Kalkanından’ uçak biletine KDV indirimi, otellerde konaklama vergisinin kasıma ertelenmesi, otel kiralamaya kolaylık çıktı. Koronavirüs nedeniyle halk evine kapanmışken, konut satışında artış için kredilerin yüzde  90’a çıkarılarak peşinatın yüzde 10’a indirildi. Siyasi iktidar hastalıktan kırılsak ta uçağa binip, otellerde yatıp para harcayalım ki, otel patronları, inşaat, havayolu ve turizm şirketleri kâr etsin istiyor.  İşçi emekçi aileleri yoksulluktan makarna yiyerek kriz ve korona ile mücadele ediyor.  Siyasi iktidar ise kriz nedeniyle işleri yavaşlayan inşaat şirketlerinin konut satışlarını artırmak için kredi limitlerine artış getiriyor” diye kaydetti.

 

“Açıklanan paketten, halk sağlığı niçin 7/24 çalışarak hayatlarını riske atan sağlık emekçisinin, 8 milyonu işsiz milyonlarca işçinin, kamu emekçisinin, emeklinin, çiftçinin, küçük esnafın payına dua ve kolonya düşerken; sermayeye ise milyonlarca işçi, emekçi, çiftçi ve küçük esnafın vergileri ile toplanan bütçeden kaynaklar aktarılmaktadır” diye belirten Göksoy, “Hiçbir felaket sınıf ayırmaz ama onunla mücadele, onun karşısında ayakta kalmak tamamen sınıfsaldır.  Deprem ya da korona hep aynı. Zengine kredi, teşvik, borç erteleme işçiye emekçiye açlık,  yoksulluk ve sefalet düşüyor. Kazan kazan diyerek ülkeyi yönettikleri kapitalist ahlak budur. Kâr üzerine kurulu bu düzen değişmeli” ifadelerini kullandı.

 

Siyasi iktidarın, “kriz fırsatçılığı” yapmaktan vazgeçerek, bu salgının halk sağlığı sorunu olduğundan hareketle uygun önlemler alması gerektiğini vurgulayan Göksoy, taleplerini şöyle sıraladı:

“1-          Herkese parasız, nitelikli ulaşılabilir sağlık hizmeti verilmelidir.

2-            “Sağlıkçılar sağlığımızdır” ilkesinden hareket ederek sağlık emekçilerinin sağlığının korunması için gerekli bütün önlemler alınmalıdır. Yeteri kadar sağlık emekçisi istihdamı için atama bekleyen sağlık emekçileri atanmalıdırlar. Çalışma saatleri kısaltılarak, salgın süresince her ay 1 maaş tutarında fazladan ödeme yapılmalıdır.

3-            KHK ile ihraç edilen başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm ihraçlar görevlerine iade edilmelidir.

4-            Koronavirüs testleri bütün iller ve merkezlerde yapılsın. Halk her aşamada açıkça, ayrıntılı bilgilendirilmeli ve haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.

5-            Başta gıda ve temizlik ürünleri olmak üzere bütün temel tüketim maddeleri üzerindeki vergiler kaldırılmalıdır.

6-            Salgın süresince, az yada hiç geliri olmayan yoksullara genel bütçeden asgari ücret kadar ödeme yapılmalıdır.

7-            Salgın nedeniyle en çok risk grubunda bulunan emeklilerin sokağa çıkmalarının sakıncalı olduğu bu dönemde temel ihtiyaçları ve tüm sağlık hizmetleri evlerinde ücretsiz olarak karşılanmalıdır.

8-            Su, elektrik, doğalgaz borçları nedeniyle yürütülen takibata son verilmeli, kritik olan bu süreçte ücretsiz kullanım sağlanmalıdır.

9-            İşten atmalar yasaklanmalı ve asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. İşyeri kapanması vs nedenlerle işsiz kalan herkese hiçbir koşula ve şarta bağlanmadan işsizlik maaşı verilmelidir.

10-         Zorunlu olmayan kamu ve özel işyerlerindeki çalışan bütün işçi ve emekçilere ücretli izin verilmelidir.

11-         Her koşulda çalışan belediyelerdeki temizlik işçilerine koruyucu maske ve elbiseler standartlara uygun olarak verilmeli ve pandemi (salgın) süresince artı bir ikramiye ödenmelidir.

12-         Çiftçilerin Bankalara olan borçları silinmelidir. Küçük esnafların banka ve kredi kooperatiflerine olan borçları faizsiz olarak bir yıl ertelenmeli ve 2020 yılı gelirleri vergi dışı bırakılmalıdır.

13-         İnsanlık suçu işleyenler, uyuşturucu kaçakçıları, Çocuk istismarı ve kadına şiddet suçluları hariç, tutuklu yargılananlar tutuksuz yargılanmalı siyasi tutsaklar başta olmak üzere hükümlüler için af çıkarılmalı. Cezaevinde kalanların sağlığı için gerekli tedbirler alınmalıdır.

14-         İlimiz başta olmak üzere salgın nedeniyle kapatılan genel evlerdeki çalışan kadınlar hiç bir gelir ve güvence olmadan dışarı konulmuştur. Bu kapsamdaki kadınların sağlığı bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı ve salgın süresince temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere sağlık, sosyal ve ekonomik olarak yaşamlarını sürdürmeleri için asgari ücret tutarında genel ya da belediye bütçesinden ödeme yapılmalıdır.”

 

Başkan Göksoy son olarak şu sözleri kaydetti:

“Biz Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak yukarıdaki taleplerimizin derhal karşılanmasını istiyor ve bütün halkımızı da bu taleplerin hayata geçmesi için mücadeleye çağırıyoruz.

Şunu çok iyi biliyoruz ‘zenginlerin bütün mal varlıkları bizden çaldıklarıdır.’  Bir sermaye partisi olan siyasi iktidarın sermaye yanlısı politikalarını durdurmak için bütün halkımızı ‘halk için ekonomi, demokrasi için birlik’ diyerek birleşmeye çağırıyoruz. Birleşelim ki, bu kara günlerde kriz fırsatçılığı yaparak imar kanunu değişikliği ile doğanın talanı durduralım. Birleşelim ki,  Batman, Silvan, Lice ve Ergani belediyelerine Koronavirüs sürecini fırsat bilerek bugün yapılan kayyum atamalarını durduralım.

Salgından korunmak için evde kalıyoruz diye, AKP’nin işçi emekçi karşıtı politikalarına karşı da evde sessiz bekleyeceğimiz sanılmasın.”

Yorumlar kapalı.