bungalov

Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

BEKTAŞİ VE NEYZEN TEVFİK BİR GÜN…

featured

            Aslında, 2 Temmuz Sivas Katliamı ile ilgili yazı yazmayı çok istiyordum aynı gün.

           Ama yazamadım…

           O gün, bir TV kanalından, Sivas Katliamına giden yolun kimler tarafından gerçekleştirildiği, kimin/kimlerin rolünün olduğu,  o dönemin tanıklıklarını anlatan uzun bir belgesel izledim…

           İzleyince de ister istemez etkilendim.

           Yakın tarihimizde birbirine benzeyen, aynı karanlık eller tarafından gerçekleştirilen, bizler için utanç tablosu olaylar silsilesi tek tek zihnimden geçti, gözlerimde canlandı, sarsıldım… Bu yüzden bir şeyler yazmaya içim elvermedi, o günkü ruh haliyle vazgeçtim.

           Öncesi, o gün, ve sonrası yaşamını yitiren tüm değerleri, canları, yoldaşları saygı ve özlemle anıyorum.

****

            Toplumsal yaşantımıza olumsuz anlamdan nüfuz eden son 18 yılın siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerin çetelesini kronolojik sıralamaya göre tutmak, bir kağıda not etmek aklımın ucundan geçmedi nedense.

           Ama, hem toplumsal hafızama kazıdım,  hem de zihnimde taşımaya çalıştım: Bunca baskıyı, bunca zulmü, bunca kederi, bunca acıyı…

           Kederli yaşantımıza “Coğrafya kaderdir” misali kader dedik, çok kolayca çıktık işin içinden.

           İçinde acı da olsa, sevinçte olsa, aslında hepsi birer öyküdür, bizi bize anlatan.

           Aşklarımız, yarım kalmış sevdalarımız, hayal kırıklıklarımız; şiirlere ezgi, sayfalara birer öykü, birer roman olurlar.

           Bunca acıya, kedere, hayal kırıklıklarına  rağmen  “Gülmek Devrimci Bir Eylemdir” misali hayata karşı yine de gülmeyi, gülümseyebilmeyi, gülümsetebilmeyi becerebiliyoruz, inadına inadına…

           Şiir,  roman, öykü, sinema, müzik ve fıkra yaşantımızın vazgeçilmezleridir, bu yüzden.

          Hele de fıkra!

          Özellikle Neyzen Tevfik ve Bektaşi  fıkraları.

          Bunları hiç eksik etmem hayatımdan.

          Neyzen Tevfik ve Bektaşi fıkraları olur da; meysiz, bâdesiz olur mu hiç!

           Başlayalım.

           “Eski İstanbul valilerinden Fahrettin Kerim Gökay, tam bir içki düşmanıydı. Vermiş olduğu bir Yeşilay konferansında, eşşeklerin bile rakı içmeyeceğini anlatmak amacıyla bir ara dinleyicilere sordu:

          – İki kovadan birine su, diğerine rakı koyup bir eşeğin önüne koysak acaba hangisini içer?” Dinleyiciler hep bir ağızdan cevap verdi:

          – “Suyu”

         Vali Gökay;

         -Peki Neden?” dediği anda dinleyiciler arasındaki Neyzen Tevfik cevap verdi;

        -Neden olacak , Eşekliğinden!..”

        (Bu fıkranın Bektaşi uyarlaması da var.)

        “Yine, devrinin en ünlü ruh ve akıl hastalıkları uzmanı olan Profesör Dr. Mazhar Osman bir gün sık sık kendisine tedaviye getirilen hastası Neyzen Tevfik’e rastlamış sokakta.

       Mazhar Hoca her seferinde Neyzen’i taburcu ederken kendisine içki içmeyi yasaklarmış.

       Neyzen de taburcu olur olmaz soluğu meyhanede alırmış.

Yine yeni taburcu olduğu günlerden birinde Neyzen’i elinde rakı şişesiyle görünce Mazhar Hoca’nın tepesi atmış:

          ‘Ne bu halin? Çabuk dök onu yere Neyzen.’

Neyzen Mazhar Hoca’dan çekiniyor ama kafa iyi olduğu için bu kez aldırmamış:
          ‘Dökemem çünkü şişenin yarısı Çallı İbrahim’in.’
Mazhar Hoca 
öfkesinden deliye dönmüş, sesini daha da yükselterek bağırmış:

          ‘O zaman senin olan yarısını dök.’

Neyzen yine diretmiş:

          ‘Dökemem Hoca.’

‘Neden?’

Neyzen gayet sakin şöyle yanıtlamış:

          ‘Benim payım altta da ondan.”

****

         İçki yasağının olduğu dönemler.

         İçki düşmanı padişah, bir gün tebdili kıyafetle geçerken, Bektaşi’ yi bir ağacın altında sızmış bir vaziyette uyurken görür.

       Padişah Bektaşi’ ye eğilip dürterek:

      -Bektaşi, bu ne hâldir? diye sorar.

       Bektaşi şişeyi göstererek cevap verir:

      -Sultanım, yapan da bu, yaptıran da bu. Bana sorma, ona sor… Göreyim bakayım, sana ne cevap verecek!

****

       Hayattın gerçeklerinden kopmadan, yaşantınız fıkralarımızdaki gibi hep neşeli olsun.

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org istanbul escort ataşehir escort şişli escort merter escort maslak escort taksim escort beylikdüzü escort