sperrmüll abholung

“Belediyeler halkın iradeleridir”

Maçoğlu röportaj
Daha Fazla Göster

Diren KESER

Ovacık Belediye Başkanı Maçoğlu: “Benim bir belediye başkanı olarak, birini dövme hakkım yok. Bir canlının hakkını sömürme hakkım yok. Bu kim olursa olsun böyle. Üstten bakarak, ‘ben işte senin ideolojini beğenmedim’ gibi şekillerin üzerinde baskı kurup insanların yaşam alanlarına, düşüncelerine, ideolojilerine müdahale ederek onlardan haklarını almak, aslında büyük bir zulümdür bizim açımızdan…”

Halkçı belediyecilik anlayışıyla yerel yönetimlerde bir örnek olarak ışıldayan Ovacık Belediyesi’nin Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, sorularımızla hem kendini, hem yerel yönetim anlayışını, hem de Ovacık’ı anlattı.

-Ovacık belediyesi halkçı anlayışıyla Türkiye’ye örnek bir belediyecilik perspektifi sunuyor. Göreve başlarken bu örnek belediyecilik noktasında bir planınız var mıydı yoksa kervan yürürken mi bu sürecin kendisini yaşadınız?

Maçoğlu: Siz ne kadar bir program yaparsanız yapın, süreç içerisinde sizin bilmediğiniz, sayfalara dökmediğiniz şeylerle karşılaşabilirsiniz. Evet, bizim halkçı bir yerel yönetim programımız var. Ama yürürken hiç planlayamadığınız, aklınıza gelmeyen güzel planlar ve projeler de önünüze çıkabiliyor. Bu süreç içerisinde özellikle üretime dair çalışmalarda tecrübe ettiğimiz ve bilimin bile yazmadığı şeylerle karşılaştık. Ekoloji, bilirsiniz ki kendini yenileyen, kendi varlığını tüm canlılar içerisinde sürdüren bir alan ve siz buna müdahale ettiğiniz de neyle, nasıl karşı karşıya kalacağınızı bilmiyorsunuz. Yanlış bir hamle yaptığınızda hiç ummadığınız bir bitki birden yok olabiliyor. Ama hamleniz doğru olduğunda belki de tohumu toprakta ekili ama çimlenmemiş birçok şeyde yeşerebiliyor. Yola çıktığınız andan itibaren öğrendikleriniz hem strese sokabilecek hem de yaşamınıza birçok şeye katabilecek durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Yani sorunuza özetle hem programımız vardı hem de yoldayken yeşeren projeler gelişti.


-Onlarca HDP’li belediyeye kayyum atandı.  Son dönem de CHP’li belediyelere kadar gelindi. Siz böyle bir şey bekliyor musunuz?

Maçoğlu: Kayyum meselesi çok tartışılacak bir mesele değil aslında. Belediyeler halkın iradeleridir. Halkın iradesi doğru, eksik, yanlış veya şu, bu; çıkılır bir mahkeme olur. Yaptığınız bir hata olur, suçlu bulunursanız tamam. Ama benim bir belediye başkanı olarak, birini dövme hakkım yok. Bir canlının hakkını sömürme hakkım yok. Bu kim olursa olsun böyle. Üstten bakarak, ‘ben işte senin ideolojini beğenmedim’ gibi şekillerin üzerinde baskı kurup insanların yaşam alanlarına, düşüncelerine, ideolojilerine müdahale ederek onlardan haklarını almak, aslında büyük bir zulümdür bizim açımızdan. Bize kayyum atanır mı sorunuza ilişkin ise, biz hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Biz yaptığımız şeylerin doğru olduğunu biliyoruz. Bunun için birileri bize ‘helal olsun, aferin’ diyor ama birileri ‘yav bu bizim altımızı boşaltıyor’ diye düşünebilir. Bizim derdimiz, birilerinin bize ‘aferin’ demesi ya da birilerinin ‘altımızı boşaltıyor’ demesi değil; bizim varlık sebebimiz yaşama dair alanlarda çok daha eşitlikçi, özgürlükçü temel ihtiyaçlara ve haklara doğru sunumunu yapabilecek, tüm canlılara yaşam alanı oluşturabilecek fikirleri savunmak. Bunu yaptığımız oranda da hiçbir şeyden çekincemiz olamaz.

-Ovacık Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, sosyal medyada fenomen olmuş durumda. Yaşamın her alanına ilişkin komünist başkandan görüş bekleniyor. Bu sizin için bir avantaj mıdır? Sosyal medya ve popüler kültür sizin için ne anlama geliyor?

Maçoğlu: Popüler kültür bizim çok alışık olduğumuz bir şey değil. O yüzden böyle bir kültürü de konuşmayı çok istemiyorum. Bizler halk kültürünü yaşamalıyız. Ağlamalıyız, gülmeliyiz, eğlenmeliyiz yaşamın içinde olanları yapmalıyız. Ben belediye başkanı olduğumda bu kadar insanın bize yöneleceğini hiç hesap etmemiştim. İlkin, birkaç arkadaş benle fotoğraf çektirdiğinde çok utanıyordum. Sağa bakıyordum, sola bakıyordum, kızarıyordum. Bana diyorlardı ki fotoğrafında çok gergin çıkıyorsun. Utanıyordum bıra. Şimdi öyle değilim ama rahatsız ediyor mu diye sorarsan, ediyor. Tabi arkadaşların benimle fotoğraf çektirmesi, burnu havada veya üstünlük değil. Biz insanlar hepimiz eşitiz. Bana başkan denmesini, bey denmesini de sevmiyorum. Duygu yoğunluğumun çok üst seviyelere taşındığı mücadele anlarında bizlerin birbirimize kullandığımız sözcükler çok daha sıcaktır. Dost, yoldaş, arkadaş, bıra gibi… Galiba biraz yenilikçi değil, genellekçi tipim ağır basıyor. Ama şunu söyleyeyim size, toplumun her bir bireyi bizle farklı bir dayanışma içerisinde. Biri size gerçekten sarılarak bu hissi veriyor, biri fotoğraf çekinerek…

– Alevi inancının yoğun olduğu bir ilçede belediyecilik yapıyorsunuz. Belediye olarak inanca dönük çalışmalarınız nedir?

Maçoğlu: Biz tüm dinlere eşit uzaklıktayız. Tabi yok edilmek istenen bir dinin mutlak daha çok yanında durur ve destekleriz ama şöyle düşünüyoruz: Ovacık bizim için önemlidir. İnanç merkezinde halk, kendisini nasıl rahat hissediyorsa o inancın önünü açarız. Ama ona dair bir politika ve siyaset yapmayız. İnanç merkezi olarak Ovacık, toplumun kendini rahat hissettiği bir yer olarak çok önemlidir.

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org