sperrmüll abholung

Cumhuriyeti demokratikleştirme olmazsa olmazdır

ismail
Daha Fazla Göster

 

Cumhuriyetin sözlük anlamı: Hükûmet ya da devlet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi, oligarşi, otokrasi, totalitarist yönetimlerin karşıtıdır ve kuvvetler ayrılığıdır.

İmparatorlukların, krallıkların baskı ve zulmünden bunalan halklar, yeni bir yönetsel çıkış yolu aradığı yıllarda ortaya çıktı, cumhuriyet fikri.

Ve nihayetinde aranan kan Fransa’ da 1789 ihtilali sonrası bulunmuştu.

Bu yeni rejimin adı: Cumhuriyetti!

“Cumhuriyet-Üniter-Ulus Devlet” gibi kavramlarla, ilk kez Fransız ihtilalinden sonra tanışacaktık.

Ayrıca,  Cumhuriyetle birlikte: laiklik, halkçılık, adalet, temel hak ve özgürlükler, radikal demokrasiye geçiş Fransa devrimini, yani Cumhuriyet devrimini tamamlayacak-taçlandıracak önemli unsurlardı.

Fransa, devrimini tamamladı mı, tamamlamadı mı, bunu Fransa’ da yaşayanlar daha iyi bilir.

Fransız devrimi Frenkler için ilk prototipti,  dünyada başka emsali yoktu.

1789 Fransız devriminden sonra iki aşamalı deneme ile hayat bulan Cumhuriyet fikri, Genç Osmanlıcılar tarafından dillendirilmişti.

1789 Fransız Devrimi, ülkemizde de Lozan Antlaşmasının hemen akabinde, Osmanlının o çoğulcu yapısı yerine yeni üniter devlet oluşturmak savıyla, “toplumsal reform” olan Cumhuriyetin 97. yılı tüm yurtta ve KKTC ve büyükelçiliklerde kutlanacak.

Tam da Fransa’ ya “boykot” çağrısının yapıldığı hafta içerisinde kutlanacak.

Osmanlı İmparatorluğu ve sonrası cumhuriyet yönetimi sırasında,  halklar açısından dün ve bugün için, toplumsal yaşam, ekonomik, kültürel özgürlükler,  göreceli olarak büyük farklılıklar gösteriyordu.

Mesela kılık kıyafet, harf kanunu, kadına seçme ve seçilme hakkının tanınması, medeni ve ceza hukuku, kuvvetler ayrılığı, milletin egemenlik hakkı, laiklik, basın ve sanat özgürlüğü gibi kavramlar Osmanlının aksine, cumhuriyetle birlikte toplumsal hayatımızda düşünülen değerli kavramlardı.

Cumhuriyet ilanı öncesi 1921 Anayasası da, yaşayan halklarla birlikte yeni demokratik, özgürlükçü, çağdaş, laik bir Türkiye’ nin hayata geçeceğinin ipuçlarıydı. 1921 Anayasası bu yüzden halklar arası heyecan ve umut yaratmıştı.

Sevr sonrası Lozan’ dan sonra, çöpe atılan tek Sevr antlaşması değildi, 1921 özgürlükçü Anayasası da çöpe atılmıştı.

Arkasından hemen sonra 29 Ekim 1923’ de önce Cumhuriyet, 1924’ de Cumhuriyet’ in ilk Anayasası hayata geçti.

1924 Anayasası, geçmişten bugüne kadar yaşadıklarımızın fotoğrafının resmidir.

Tek tek sıralamayacağım.

Tarihsel hafızasını koruyanlar bilirler.

Başka bir açıdan yaşadıklarımızı sıralarsam;  gerçek haber yaptıkları için tutuklanan gazetecileri, barış isteyen akademisyenleri, emeği sömürülen emekçileri, yerde tekmelenen maden işçilerini, katledilen doğayı, kadın cinayetleri, ihraç edilen kamu emekçileri, emeklilerin yaşadıkları kötü sosyal ve ekonomik koşullar, LGBT’ li ve farklı kimliklere, inançlara karşı biriktirilen nefret tohumları, tehdit edilen aydınlar, işsizlik, adaletin geldiği nokta, alım gücünün düşmesi, dolaylı dolaysız vergilerle bunaltılan halk gerçeği, giderek insanların yaşama ve geleceğe dair umutlarının tükenmesi…

Sürekli “Cumhuriyet Elden Gidiyor” diyerek yaygara koparanlar, hiç “Cumhuriyetimizi neden demokratikleştiremiyoruz” u bilinçli veya bilinçsiz olarak dinlendirmediler.

Demek istediğim: İran da, Afganistan da Pakistan da Cumhuriyettir; Finlandiya, Fransa, Avusturya, Malta, Yunanistan da Cumhuriyettir. İspanya, Norveç, İngiltere, Hollanda krallık, Japonya ise imparatorluktur!

Ne kadar “Yaşasın Cumhuriyet” dersek diyelim, cumhuriyeti demokratikleştirip bağımsız hukuku egemen kılmadığımız noktasında, cumhuriyet kavramı bir sözcükten ibaret kalır.

Cumhuriyet, halkın cumhuriyeti olarak değil, “Mavi Kanlılar” (Asillerin)  cumhuriyeti olmaya devam edecektir.

Aksi takdirde, bizim Cumhuriyet çocukları, Finlandiya, Almanya gibi Cumhuriyetle yönetilen ülkelerin çocuklarının bulundukları ülkelere, bir an önce kapak atmanın çabası içinde olmaya devam edeceklerdir.

Halkların barış içinde bir arada yaşadığı, gerçekten laik, çağdaş, kalkınmış, ülkesinde mutlu insanların yaşadığı, içte ve dışta barışık, bilimle ve muhalif sanatla barışık bir Demokratik Cumhuriyetle yönetilen ülke özlemiyle, herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org