SON DAKİKA

ESKİLERE BENZEMEDEN

Bu haber 14 Haziran 2019 - 12:39 'de eklendi ve 150 views kez görüntülendi.

Görünen o ki; AKP’nin 17 yıllık iktidarı her yönden çürümüş, çökmüş, lime lime dökülmekte, tükenmişliği yaşamaktadır. Halk bu gerçeği görmüş, AKP’ye , “artık oturduğunuz koltukları boşaltın, gidin” demektedir.

Halkın vergileriyle zenginleşen, refah içinde yaşamanın ayrıcalığına alışan AKP’nin elitleri konforlu yaşamlarını bırakmak istememektedir. Doğuda bazı belediyelere haksız yere el koymaları, İstanbul seçiminin yenilenmesinin tek nedeninin bu olduğu açıkça görünmektedir.

Bunca yıl da vardıkları yer burası. Pınarlar kuruyor. Eskiden kurulan harmanlar yok olmayla yüz yüze, ekonomik bunalım almış başını gidiyor… AKP iktidarı ve siyaseti artık sorunlara çözüm bulamamaktadır. Taa tepeden aşağıya doğru, bağıran, çağıran, vatandaşı azarlayan, aşağılayan bir noktada durmaktadırlar.

“Ağacı belli eden meyvesidir” derler. AKP’nin halka verebileceği bir meyve yoktur. Bütün meyveler AKP’nin elitleri tarafından paylaşılmıştır, pardon yağmalanmıştır. Nedense yöneticiler bu konuda hiç ses çıkarmamaktadırlar. Bütün doğrular hatta her şey çarpıtılmaktadır. Toplum adına yapılan ne varsa göstermeliktir. AKP’nin halka neyi verip, neyi veremeyeceği belli olmuştur.

Soran, sorgulayan, düşündüğünü söyleyen insanları cezaevlerine atmakla kurtulacağını sanan iktidar, son hızla tükeniş noktasına koştuğunun farkında bile değiller. Akçeli işlere kendilerini kaptırmış gitmektedirler.

Her şey ters yüz ediliyor: “Çocuklar ölmesin” diyen öğretmenin içeri atılmasını, cezaevleri önünde “çocuklarımızı toprağa gömmeden, içimizdeki kini toprağa gömelim” diyen anaların coplanmasını, tren kazasında çocuğu ölen aileye, “yaşınız genç bir çocuk daha yaparsınız” denmesini, şehir hastanelerine hasta garantisi verilmesini, köprülerden geçiş garantisi verilmesini, “karınlarını doyuruyoruz, her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz, ama onlar başkalarına oy veriyorlar…” denilmesini kim unutur? Tüm bunlar tükenmişlik değil de nedir? Kim kimin karnını doyuruyor apaçık ortada görülmüyor mu?

Her şey yok da var(mış) gibi gösteriliyor. Örneğin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) var da yok(muş) gibi, aslında yok da var(mış) gibi… Yüksek Seçim Kurulu (YSK) var da yok(muş) gibi, aslında yok da var(mış) gibi… Adalet, hukuk, eğitim de aynı durumda lime lime dökülüyor. AKP’nin başkanı şimdi kalkmış “yargı reformundan” söz ediyor. Yıllarca içeride, dışarıda insanlara bağır-çağır, işkence et, faili meçhullerde kayıp edilenlerin analarına bir basın açıklamasını bile çok gör, onlara coplarla saldır, onur kırıcı davran, cezaevlerini aydınlarla, gazetecilerle, öğrencilerle, siyaset insanlarıyla doldur… Önemli olan laf değil, icraat. Bu millet laflara doydu. Artık “laflarla peynir gemisi yü-rü-mü-yor.”

AKP’nin başardığı şeyler de var elbet; örnek, küresel sermayenin ve yerli sermayenin tüm isteklerini yerine getirdi. Kamuya ait kaynakları bitirdi. Ülkede yoksulluğu ve işsizliği arttırdı. Ülkenin en güzel yerlerinde çocuklarımızın ve doğamızın geleceğini karartacak olan nükleer santrallerin inşaatlarını başlattı…

Peki, yeni seçilen belediye başkanlarından halk ne beklemekte? Demokrat, aydın, nitelikli yerel yöneticiler/ belediye başkanları eskilere benzemeden, iktidarlaşmadan, halk için oraya geldiklerini unutmadan; demokrasi, adalet ve özgürlüklerin yaşanır hale gelmesi için halkla birlikte çalışmanın olanaklarını yaratmalıdırlar. Yalan-dolan-hırsızlık gibi yollara sapmadan; yıllar önce V. Hugo’nun söyleminde olduğu gibi “her şeyden önce, acı çeken yoksul kitleleri düşünmek, onlara yalan söylemeden, kandırmadan, onları oy deposu olarak görmeden, çıkarcı davranmadan, onları aydınlatmak, sevmek, ufuklarını gökyüzü gibi genişletmek, onlara en güzel şekliyle bilimsel eğitim sunmanın yollarını açmak, tembelliğin değil, çalışmanın araçlarını ve ortamını yaratmak, kamu düşüncesini arttırarak bireysel yükün ağırlığını azaltmak, kamusal zenginliği sınırlandırmadan yoksulluğu ortadan kaldırmak, halk için geniş çalışma alanları yaratarak bütün yetenekler için üretim atölyeleri açmak, bütün kabiliyetlere okullar, bütün zekalara laboratuar açmak, ücreti artırmak, emeği azaltmak, alacakla vereceği dengelemek, yani kazancı çabaya, doymayı ihtiyaca göre ayarlamak…” Kısacası, toplum cihazından acı çekenlerle cahiller yararına daha çok aydınlık, daha çok refah ortamı yaratarak öncekilerden farklı olduklarını göstermelidirler. Bunlar yapılamayacak zor şeyler midir?

Ramazan Velieceoğlu
Ramazan Velieceoğlu[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        bahis siteleri

        matbet

        lotcasino.com

        bahismobilodeme.com

        domingossport.com

        mobilbahisodeme.com

        milanobet

        deneme bonusu veren siteler

        uzmanwin.com

        mobil ödeme bahis

        tipobet

        canliturkcasino.com

        betcosport.com

        istanbul escort

        istanbul escort

        istanbul escort

        istanbul escort

        ,