ramazan

Eylem(ler) bir sonuçtur

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Maden işçileri Ermenek’ten, Soma’dan yola çıkmışlar, Ankara’ya yürümeye çalışıyorlar. Yürümeye çalışıyorlar diyorum çünkü, jandarma, polis işçinin önünde barikat kuruyor. İşçiye zor kullanıyor; gaz sıkıyor, gözaltına alıyor.

İşçiler neden yürüyorlar?

Soma’da Uyar Madenciliğin işçileri 8 yıldır tazminatlarını alamadıkları için; Ermenek’te Cenne ve Seba Maden ocağı işçileri ise, bir yılı aşkın süredir maaş ve tazminatlarını alamadıkları için Ankara’ya yürüyorlar. İşçilerin derdi ortak.
“Yıllardır emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Şirket paramızı vermiyor ve bizler açız, çocuklarımıza mama alamıyoruz…
Sesimizi devlet de, hükümet de duymuyor. Sesimizi yakından duyurmak, derdimizi ilgililere anlatmak istiyoruz.” diyorlar.

Bu haklı istek karşısında hükümet ne yapıyor?
Jandarmayı ve polisi işçinin karşısına dikiyor.

“Sen yürüme, seni yürütmem” diyor.

İşçi: “Taleplerimizi kabul edin eylemimizi bitirelim…”

Bunun üzerine polis, jandarma işçiye; gaz sıkıyor, tutukluyor…

İşçi: “Patrona kıyak, işçiye dayak…” diye bir haksızlığı daha dile getirmeye çalışıyor.

Her eylemin bir nedeni vardır. Her eylem başka etmenlerin zorlamasıyla olur.
Peki, işçiler boş durmaktan sıkılmışlar da, hayatlarına renk katmak için mi yollara düşmüşler, eylem yapmaktadırlar?
Elbette hayır!
Doğadaki eylemler de kendi dışındaki etmenlerden kaynaklanır.
Rüzgarın esmesi, yağmurun yağması da birer eylemdir.
Rüzgâr, bizim çevremizi kaplayan hava okyanusunun kasılması, genleşmesi ve sıcak havayla soğuk havanın yarattığı basınç rüzgar eylemini yaratıyor.
Yağmur, güneş ve başka etmenlerin hareketi olmasa yağmur eylemi de olmaz.
Hepimiz tarih kitaplarından okumuşuzdur. Mağara insanı, karnı acıktığı için saldırmış, öldürmüş ve yemiştir. Mağara insanını, bu eyleme zorlayan şey karnının acıkmasıdır, yaşama tutunma isteğidir.

Anlaşılacağı üzere eylem bir sonuçtur. Ve başka başka etmenin -gücün- işbirliğinin sonucudur.
Tekrar Soma ve Ermenek de maden işçilerinin eylemine dönersek:
İşçilerin önüne devletin baskı aygıtlarını çıkarmak çözüm değil, çözümsüzlüktür.
Önemli olan, işçileri eyleme zorlayan etmenleri ortadan kaldırmaktır.
İşçiyi eyleme zorlayan sömürü ve baskı var oldukça eylemler de var olacaktır.

Yorumlar kapalı.