saç ekimi

Maltepe Escort

şişli escort bayan

sperrmüll abholung

FAŞİZM VE CAHİLLER?

atılla
Daha Fazla Göster
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Faşizm ile kitlesel cehalet arasında birincinin nedeninin ikincisi olduğuna ve ondan beslendiğine ilişkin fikriyat sıkça dillendirilir bizim memleketin seküler alimler cemiyetinde; hele de seçim sonrası yenilginin ardından ne çok duyarız bu minvalde kallavi serzenişleri: “Cahil halk”, “celladına aşık olanlar”, “efendisinden daha fazla mutlu görünen köleler” v.s, v.s. Ne kadar rahatlatıcı, ne kadar otoriter ve faşizan…

Sakallı amca küçük burjuvayı, “çelişkinin ete kemiğe bürünmüş hali” olarak tanımlar. Bizim seküler küçük burjuva okumuş tayfada bu vücut, yığına karşı öfkeli zihinsel kasılmalar, vaazvari aşağılayıcı kelamsal tikler biçiminde tezahür eder. Zira onlara göre faşizmin müsebbibi “cahiller güruhu”dur.
Bir kavram olarak cehalet ve toplumsal olgu olduğu iddia edilen cahil halk üzerine yazmakla ne işim olur ne de harcım. Bu meseleyi seküler okumuşlar ziyadesiyle deşeliyor zaten. Ama izninizle faşizmin felsefenin beşiği, muazzam bir bilimsel kültüre sahip Almanya’da ve Rönesans’ın yeşerip serpildiği İtalya’da en şiddetli biçimde ortaya çıkıp kurumsallaşmasının şaşırtıcılığına dikkat çekmek istiyorum. Bu iki tarihsel gerçeklik, faşizmin bir cehalet meselesi olmadığına dair sağlam kanıtlar sağlıyor sanırım. Safça solcu bir refleksle kapitalizmin insanoğlunun düşmüşlüğünün sebebi olduğunu da söylemek istemiyorum. Ama bütün üretim tarzları ve ona tekabül eden insani rejimler içerisinde insanın bütünsel çelişkilerini en çok kötüleştirici üretim tarzının kapitalizm olduğu söylenebilir. Ya da topluma ve esasında ekonominin ödipal çocuğu olan kültüre gömülü eski travmaların büyüyerek uyanmasına bağlı bir yaşamsal gerileme olarak faşizm denilen patolojiyi harekete geçiren, sermaye birikiminin önündeki engellerdir çoğu zaman.
Alman faşizmi karşısında ağzı açık kalan Freud bile şunu söylemek zorunda kalıyor: “… yüzyılların kültürünü siliveren bu kitlesel gerilemeye (faşizme) bir açıklama getirmekte psikanaliz zorlanıyor”. Tek tek bireysel patolojileri cinsel dürtüyü merkeze alarak kolayca psikanalize tabi tutan Freud, faşizme dair kitlesel bir ruh icat etmekte temkinli davrandı; onun yerine sonradan öğrencileri bunu denedi ama başarılı oldukları pek de söylenemez. Yine de belki kişisel bir avuntu niyetine şu kelamı etmekten de kendini alamadı: “Kitleler içinde sağlam bir dayanışma duygusunun tesis edilmesi için yabancı bir azınlığa karşı belli bir düşmanlığın olması şarttır”. Muhtemelen bu tespiti yaparken faşizme dost-düşman ikiliği üzerinden kuramsal meşruiyet sağlama gayreti içerisindeki Carl Schmit ile aynı karanlık sularda yüzdüğünün farkında değildi. Bu da faşizmin başka bir travmasıdır: Celladın teorisi ile kurbanın pratiğini ve teorisini aynı düzlemde buluşturabilen ender yaşam biçimlerindendir faşizm ne de olsa.

Batı Avrupa’nın yaşadığı faşizm pratiği üzerine devasa bir teorik külliyat olmasına rağmen büyük oranda muamma olma niteliğini koruyor faşizm. Bizim topraklarda, kibir tahtının göbeğine oturup kendisi gibi düşünmeyen yığını “cahil ilan” eden okur-yazar tayfadan – nihayetinde onlarda aynı gemideler- daha otoriter bir halet-i ruhiye bulunmazken, bu malzemenin yani seküler okumuşun sağlıklı bir faşizm tahlili yapması beklenemez ama bu malzemenden son derece zengin faşizm tahlilleri çıkarılabilir. Kurduğu ‘demokratik olmayan toplum’ tahlili üzerinden bu kurguya cepheden düşman, bu kurgu içinde kendi yaşantısına bile dahil olamayan okumuş, kendine her zaman güvenilir bir kimlik ararken, sadece kendisinin şişirilmiş imgesinde yaşar. Aklı ve bilgi ile ördüğünü varsaydığı siyasi kimliği gerçek toplumsal varlığından öylesine uzaktır ki bu durum kişiliğinde büyük bir boşluk oluşturur. Öylesine muazzam olan bu boşluğa sayısız hayali kurgusal düşmanı yerleştirebilir. Gerçek yaşam, cahillerin yaşamı ne kadar somutsa okumuşun yaşamı o denli kurgusaldır. Belleğinde çoğu kendisi gibi şişirilmiş ve oto-kurgusal olan sıkıntıları biriktiren, günü geldiğinde düşünsel muhaliflerine ve bir zaman beraber hareket ettiği yoldaşlarına karşı kullanmak için bileyleyen küçük burjuva aydından cahil yığının payına, okumuşun pişirdiği faşizm aşını mideye oturmuş taş gibi yutup bir türlü dışkılayamadan onunla yaşamak düşer.

Cehalet, yığından çok okumuşu içine çeken ideolojik bir kara deliktir. Okumuşun cahil yığına bakışı, Sokrates’in kölesine matematik öğretmesine benzer. Sorularla ithamlarla bunalan köle diyaloğun sonunda asla özgürleşemezken, Sokrates demokratlık kılıfına bürünmüş efendiliğinin zincirlerinden bir sırayı daha kendi zihnine zeytin dalı misali sarmalayacaktır. Hep tuhaf karşılamışımdır; bizde Sokrates neden bu kadar sevilir ki?
Burada yapmaya çalıştığım şey, halka cahil muamelesi yaptığı gerekçesiyle muhafazakar popülizmin sıklıkla hedefinde olan aydın retoriği arasında bir karşıtlık kurmak değil. Niyetim, tam da filozof Ranciere’nin “konuşan varlıkların eşitliği” ilkesi olarak tanımladığı şeyi reddeden bu ayrımı ve kendini diğer konuşanlardan salt retoriği nedeniyle üstün gören okumuşun cehaletinin de otoriterliği ürettiğini iddia etmektir. Demem o ki, aydının zihinsel eşitsizliğe ve kendi zeka ve bilgi donanımının üstünlüğüne duyduğu inanç ve onları böyle düşünmeye zorlayan iklim bütün faşist toplumu sarmalar.

Nihayetinde akıllı bir okumuşu aşağılayacak kendini daha akıllı zanneden biri daima bulunur; tıpkı cahil bir yığına tepeden bakacak daha az cahil bir güruhun her zaman ihtimal dahilinde olacağı gibi. Ve Spinoza’nın dediği gibi ‘… ve bu sonsuzca böyle sürüp gider’. Faşizm gökten zembille inmediğine göre, arkasında çoğu zaman halk diye nitelendirilen yığının aşağılanmasına dayalı bir seküler kültürün olduğunu iddia etmek yanlış olmasa gerek.

Yorumlar kapalı.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org