saç ekimi

Maltepe Escort

şişli escort bayan

sperrmüll abholung

İsmail Devrim Kendini Niçin Öldürdü?

esra ergüzeoloğlu
Daha Fazla Göster

 

Geçtiğimiz hafta boyunca basında ve sosyal medyada intihar eden bir kişiyi, İsmail Devrim’i, eşini, çocuklarını anlamaya ve olayları takip etmeye çalıştık. İlk bakışta iki çocuklu bir baba, çocuklarına düşkün, futbol sever, eşiyle ilişkisinde muhafazakâr, iktidara ve yöneticilerine karşı saygılı ve hatta onlar ile gurur duyan bir profil ile karşı karşıyayız. Tam da AKP iktidarı tarafından özendirilen örnek bir yurttaş resmi canlanıyor zihinlerimizde. Aynı zamanda kendisi ve çocukları için kendi emeğinden başka hiçbir şeye uzanmayacak, gururuna yediremeyecek karakterde, kişilikli bir emekçi.

İntiharı bir isyan mı? Kaçış mı? Utanma duygusu mu? Yoksa bambaşka bir nedenden mi kaynaklandı… Asla bilemeyeceğiz. Ama bu olayın bize gösterdiği somut bazı gerçekler üzerinde birkaç söz söylenebilir.

Bir kere yaşadığı, ürettiği, çalıştığı yörenin valisinin, ilçe milli eğitim müdürünün, savcısının nasıl bir kaygı ile olayın üstünü örtme yarışına girdiklerine şahit olduk. İş o kadar ileri gitti ki İsmail Devrim’in trajik intiharının haberini yapan gazeteci, hatta gazeteciye taziye evini gösteren muhtar gözaltına alındı. Ardından aynı gazeteci o haberi neden, nasıl yaptığını tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklamak zorunda bırakıldı. Oysa ilk haberin içeriğinde İsmail Devrim’in ailesinin sözlerinden başka bir yorum kırıntısı bile yoktu.

Yorumsuz olsa da bu haberde apaçık görünen şeylerden birisi şu: İsmail Devrim’in çocuğu, okulunda giymesi kural olan bir pantolon ile okula gitmediği için okul yöneticileri tarafından uyarılıyor. Derse alınmış mı, alınmamış mı? Uyarının biçimi ve kimin tarafından yapıldığı muğlak olsa da herhangi bir ebeveyn için bu olayın gerçekliği asla sorgulanamaz somutlukta ortada duruyor. İçinde bulunduğumuz yüzyılda ve bulunduğumuz topraklarda okul yönetimi çocuklara tek tip bir kıyafet dayatabiliyor. Üstelik tek tip kıyafet yıllarca öğrenciler arasındaki sınıfsal farklar okul ortamında görünür olmasın diye gerekçelendirilmiş ve savunulmuştu. AKP iktidarı döneminde bu tek tip kıyafet bile okul yönetimi ve küçük esnaf tarafından paylaşılması gereken bir rant meselesine dönüştürüldü.

Buna ek olarak düzen ve disiplin kaygısını, kendi boşaltılmış içeriğini gizleme aracı olarak kullanan küçük memurlar dünyası var elbet. Devlet okullarında çocuk okutan herkesin adı gibi bildiği bazı gerçeklerin dolaşımda olmasından daha tehlikeli bir şey olabilir mi? Ya hepimiz aynı kaygılar içinde debelendiğimizi fark edip ortak politika talep etmeye ve üretmeye kalkarsak?

Başka bir apaçık ve daha tehlikeli olan gerçek de şu: İsmail Devrim’in bir patronu varmış, bu patron geçici olarak iş kaybı yaşayan çalışanını işten çıkarmış ya da henüz çıkarmamış ama İsmail Devrim geçimini sağlayabilecek tek özelliğini kaybettiğinde kendisi ve çocukları için yaşam alanı kalmayacağını sezmiş. Engelli olarak çalıştırılmayacağını, devletin ve şirketlerin emekçiler için herhangi bir sosyal hak bırakmadığını fark etmiş. İsmail Devrim nerede çalışıyormuş, patronu kimmiş, taşeron muymuş, kiralık işçi miymiş bilmiyoruz. Haberde bunlar hiç geçmiyor. Ama onun sendikalı ve örgütlü olmadığını biliyoruz. Onu yaşama bağlayacak toplumsal ilişkiler ağının hiç birisine dâhil olmadığını fark ediyoruz. Ölümü sayesinde bir futbol kulübünün ve bir sanatçı duyarlılığının çocuklarını sahiplendiğini ama yaşarken asla onların gündemine giremeyeceğini biliyoruz.

Belki kaymakamlığa başvursaydı, bin bir güçlük ve prosedürle sadaka gibi dağıtılan sosyal yardımları alabilirdi ama onun için iyice dibe vurmayı beklemesi gerekecekti. İşsizlik maaşı da var gerçi ama onu alabilmenin ağır koşullarını sağladı diyelim, bir intihar kaç ay gecikebilirdi ki?

Çalışamama ve evini kaybetme olasılığı, çocukların geleceğinin belirsizleşmesi, eşinin sorumluluğu bir yanda, emeğini sömüren azgın bir düzenin kendisine ve bakmakla yükümlü tutulduğu kişilere hiçbir gelecek sunamaması diğer yanda. İşte bütün bunlar psikolojik intihar göstergeleri. Emekçi intiharlarının ekonomik, sosyolojik, politik bir cinayet olarak okunmasına engel olabilmesi ise kamusal mekanizmaların tek ortak görevi gibi görünüyor. Aksi takdirde aynı psikolojik göstergeler bir KHK aracılığı ile bu görevini gerektirdiği gibi yapmayan kamu görevlilerine musallat olabilir… Tıpkı KHK’lar ile işinden atılıp çalışma ve sosyal güvencelerden yararlanma, yargıya başvurma, adil yargılanma ve seyahat hakkı elinden alınmış yüzbinlerce kamu çalışanı ve onların ailelerine olduğu gibi.

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org