SON DAKİKA

evden eve nakliyat

klima kombi servisi

Kilikya Haber Android Uygulamamız Yayında!

ADANA, DÜNYA, EĞİTİM, EKOLOJİ, EKONOMİ, FOTO GALERİ, GÜNDEM, İLÇE HABERLER, Kadın, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR/SANAT, MERSİN, REKLAM, SAĞLIK, SİYASET, SON DAKİKA, Türkiye, VİDEO GALERİ, YAŞAM
Kilikya Haber Android Uygulamamız Yayında!

Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız uygulamamız sonunda sizlere ulaştırabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Uygulamamızda sitemizde yer alan bütün haberler ve veri tabanında bulunan bütün dökümanlar aktarılmıştır. Kilikya Haber V0,1 beta versiyonu şuan bütün kullanıcılar için tamamen ücretsiz kullanılabiliyor. Uygulamamızı indirmek için BURAYA tıklayın Kilikya Haber V2 versiyonunda ise Mersin'e dair özel dökümanlar, Bu uygulamamız yeteri miktarda indirilip kullanılırsa Kilikya tarihi, bölge zenginliklerinin eklenmesi hedeflenmektedir ayrıca köşe yazarı kadromuzu genişletmek ve bir portal olmayı hedefliyoruz. Bizlere destek olmak için www.kilikyahaber.com'u ziyaret etmeyi ve uygulamamızı indirip play store'da yorum ve değerlendirme notu vermeyi …

Cumhuriyet, Demokrasi İle Birlikte Düşünülmelidir

Cumhuriyet, Türkiye’nin özgül koşulları içinde önemlidir. Özgül koşullar, Osmanlı modernleşme sürecinde ve Kuruluş Savaşında Osmanlı sultanlarının yaptıklarından kaynaklanmaktadır. Bu gelişmeler bilinmeden cumhuriyetin önemini ve anlamını kavramak zorlaşmaktadır. Cumhuriyetin önemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu Atalarının, Cumhuriyete yükledikleri anlamdan kaynaklanmaktadır. Cumhuriyetin önemine rağmen, gerektirdiklerinin hayata geçirilmesi konusunda zayıf kalındığını düşünüyorum. Cumhuriyet fikrinin ortaya atılış nedenlerine baktığımızda, yapılması gerekenler (anlamı) açığa çıkabilir. Cumhuriyetin ortaya atılışı tarihsel süreçte bir zorunluluk olmuştur. Bu zorunluluk, Osmanlı sultanlarının modern kurumlara ve bu kurumların ö…

Kütüphanelerin Gerekliliği ve Kitap Toplama Kampanyaları Üzerine

Bu yazıda Türkiye’nin önemli gördüğüm bir sorununa değinmek istiyorum: Kütüphaneler. Zaman zaman sizler de kitap toplama kampanyaları ile karşılaşmış, hatta kitap bağışında bulunmuşsunuzdur. Gönüllü faaliyetleri önemsemekle birlikte, kitap bağışları ile ne Türkiye’deki kütüphane açığının kapatılabileceğini ne de okuma sevgisi / alışkanlığının geliştirilebileceğini düşünüyorum. Kütüphanelerin varlık nedenleri ve oluşturulma biçimleri üzerine düşünmemiz gerekiyor. Önce kütüphanelerin öneminin altını çizelim. Kütüphaneler, eğitim sisteminin bir parçası olarak düşünülmelidir. Kütüphaneler, yerel yönetimlerin görev alanında olmalıdır (yetkide yakınlık ilkesi). Eğitim, sadece bilgi yükleme işi değildir. Eğitim, bi…

Demokrasi ve Seçimler: Seçimler milli iradenin tecellisi değildir

Seçim sonuçlarına ilişkin sıkça dile getirilen “milli irade tecelli etti” ifadesi yanlıştır. Seçimler, bir sonraki seçime kadar ülkeyi kendi yetki ve görev alanları ile sınırlı olarak, karar vericilerin belirlenmesinden ibarettir. Yazı, özellikle sağ siyasetçiler olmak üzere kullanılan milli irade kavramını ve kavramın demokrasi açısından anlamını sorgulamaktadır. Öncelikle, seçim sonuçlarının milli irade olmadığının altını çizelim. Milli irade, milletin iradesidir. Millet de yaşamış, yaşayanlar ve doğacak olanları kapsar; yani soyut bir kavramdır. Dolayısıyla mevcut yaşayanlar, milletin bir unsurunu oluşturur ve onlara halk denir. Ayrıca, millet belli bir coğrafyada yaşayanlarla da sınırlı değildir. Yani Türk Milletini oluşturan insanlar sade…

Ankara Çubuk Saldırısının Demokrasi ve Muhalefet Açısından Anlamı

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na 21 Nisan Pazar günü Çubuk’ta (Ankara) şehit cenazesinde yapılan saldırı, Türkiye demokrasisine yapılan bir saldırıdır. Saldırı, basit bir protesto olayı değildir. O kadar korumaya ve çevresindekilerin varlığına rağmen, kontrolden çıkmış bir eylem, büyük bir olasılıkla da organize bir girişimdir. Sadece bir protesto eylemi olayı ile sınırlı kalsaydı, Sayın Kılıçdaroğlu eylemi yapanlara müdahale etmeye dahi müsaade etmezdi diye düşünüyorum. Ankara Çubuk’ta yaşanan bu olay, Türkiye demokrasisinde hoşgörü, düşünceyi açıklama ve muhalefet etme hak ve özgürlüklerinin altını bir kez daha çizme gereğini doğurmuştur. Muhalefetin varlığı ve korunma düzeyi, demokrasinin yansımasıdır. İn…

NE OLUR, BARİ SİZ İNANIN

         Tren raylarına yakın bir evde oturan ev sahibesi,  her tren geçişi sırasında büyük bir gürültüyle sallanan gardırobu tamir ettirmek ister. Kocasının evde bulunmadığı bir sırada mobilya ustasını arar,  usta gelir,  gardırobu baştan aşağı inceler, bir şey bulamaz. Gardırobun sapa sağlam, gevşeyen bir yerinin olmadığını söyler. Kadın ısrarla, her tren geçişinde gardırobun dağılacak gibi sallandığını  söyler. Usta, "o zaman trenin geçme vakti yakındır, birde dolabın içine  girip bekleyeyim, trenin geçiş sırasında içerden gevşeyen yerleri varsa tespit edeyim" der ve gardırobun içine girerek trenin geçmesini bekler. Ancak trenden önce, kadının kocası pat diye eve gelmez mi!... M…

MERSİN’DEN ULUSALA BAKIŞ: Baharda Ne Yapmalı? Seçim Bloğu İktidar Bloğuna Dönüştürülmeli

17 Nisan (2019) itibariyle İstanbul’a da bahar geldiğine göre, artık Mart’ın sonunda gelen baharın bereketli olmasını sağlamak gerekiyor. Baharı bereketli kılmanın ve meyveleri toplamanın adımı, CHP önderliğinde oluşturulan ve seçimlerde başarılı olmasını sağlayan seçim bloğunun / ittifakının, iktidar bloğuna dönüştürülmesidir. Bu çok zor bir süreçtir ve zamana ihtiyaç vardır. Yazı, böyle bir tartışmanın başlatılması kaygısıyla kaleme alınmıştır. CHP'nin son yıllardaki oy oranları göz önüne alınınca, 31 Mart’ta (2019) kazandığı belediye başkanlıkları açısından, olağanüstü başarılıdır. CHP merkezli bir iktidar bloğunun oluşumunun / sürdürülmesi için, başarılı belediye yönetimi elzem olsa da, yeterli olamaz. Diğ…

YA ME YE, YA MAO ya da MARTIN SONU BAHARDIR…

Demirtaş’ ın; "Bütün halkımıza, tabanımıza çağrım ve varsa azıcık hatırım, ricam şudur ki, gerekirse bağrınıza taş basın, ama mutlaka sandığa gidip 'Faşizme hayır' anlamına gelecek oyunuzu kullanın. Seçim sonuçları, demokrasi ve barışın gelişmesine fırsat sunabilir" söylemi zamanlama açısından çok kıymetlidir. Demokrasi: siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi… Şölen ise eğlenmek ya da bir olayı kutlamak ereğiyle, çağrıları özenli yemek ve içkilerle ağırlama işi... Ziyafet de gözü gönlü doyuran güzel şey, olarak geçer sözlüklerde. Bu iki kelime…

YA ME YE, YA MAO ya da MARTIN SONU BAHARDIR

Demirtaş’ ın; "Bütün halkımıza, tabanımıza çağrım ve varsa azıcık hatırım, ricam şudur ki, gerekirse bağrınıza taş basın, ama mutlaka sandığa gidip 'Faşizme hayır' anlamına gelecek oyunuzu kullanın. Seçim sonuçları, demokrasi ve barışın gelişmesine fırsat sunabilir" söylemi zamanlama açısından çok kıymetlidir. Demokrasi: siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi… Şölen ise :eğlenmek ya da bir olayı kutlamak ereğiyle, çağrıları özenli yemek ve içkilerle ağırlama işi... Ziyafet ise, gözü gönlü doyuran güzel şey, olarak geçer sözlüklerde. Bu iki ke…

MERSİN’İN DERMANI BİR SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANIDIR / ANLAYIŞIDIR

Aslında sadece Mersin’in değil, Türkiye’nin yaşadığı sorunların dermanı sosyal demokrat anlayıştır diyebiliriz. Ancak yaklaşan (31 Mart 2019) yerel seçimleri dolayısıyla bu kısa yazıda, Mersin’in sorunlarının dermanının sosyal demokrat anlayış olduğu üzerinde duracağım. Mersin’in iktisadi, toplumsal, tarihsel ve doğal kaynakları bakımından oldukça zengin bir kent olduğuna itiraz eden yoktur herhalde. Coğrafi konumu (lojistik ve ticaret / liman), verimli tarım arazileri, deniz ve yayla turizmine uygun kaynakları, hoşgörülü insanları, Mersin’i bir dünya kenti haline getirebilecek düzeydedir. Ancak maalesef ulusal ve yerel iktidarların bilerek veya bilmeyerek ihmalleri, bu müthiş potansiyeli heba edilmesi noktasına getirmiştir. Son yıllardaki nükleer…

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ EGLENCE DEĞİL, ANMA GÜNÜDÜR

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe yaklaşırken, geçmiş 8 Martlardan iki farklı anekdotla başlayayım izninzle. İlki… Fiili olarak başlattığımız sendikal mücadelenin ilk yılları ve benimde şube başkanlığını yaptığım Tüm Yargı-Sen’ li yıllar… Sanırım şubat ayının ilk haftasıydı. Telefonumdan beni arayan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri: “Başkan, 8 Mart hazırlıkları ile ilgili ilk toplantıya başlayacağız, bir kadın arkadaşı (“bayan arkadaş” kelimesini yazmamaya imtina ediyorum, zira anında kadın arkadaşlardan fırçayı yiyoruz) toplantılara görevlendirebilir misiniz” dedi. Ben de tabiki, bir kadın arkadaşı görevlendiririm diye cevap verdim. Dört saat kadar, adliyede ve cezaevinde çalışan üyemiz olan bü…

Umutsuz gök

Umutsuz gök Halep'ten göçmüşlerdi Türkiye’ye… Birikmiş kınsız gözyaşlarını yamayıp yazgı kırığı ömürlerine… Uzun yol yürümüşlerdi, kurumuş dudaklarına özlem karası kahır sürünmüştü. Her adımda arkalarına dönüp ‘’Yine geleceğiz!’’ umudunu bırakmışlardı. Bir günün şafağında, sokaklarında portakal kokusu hüznü akan bir kente vardılar. Apar topar dükkandan bozma, tek odalı bir eve kiracı olarak yerleştiler. Daha öncesinde bir pazarlamacının depo niyetine kullandığı eve. Ellerindeki paranın büyük kısmını ev sahibi Kör Neco'ya verdiler. Kör Neco'nun parayı alıp avuçlarına bastırdığı anda atmış olduğu kahkahayı bir daha unutamazlardı. Kör Neco; uyanık, beyni vicdan suyunda yıkanmamış biriydi. Namazını kılar…

KIHEP’TEN 8 MART’A GİDEN YOL

  Şimdi bu başlığı gördüğünüzde bir kısmınızın KIHEP’in ne olduğuna dair bir soru sorduğunu duyar gibi oluyorum. Hatta KIHEP ile 8 MART arasında nasıl bir bağ olabileceğini soranınızı da duyar gibiyim. O halde bu ve bunun gibi çıkabilecek sorularınıza ilk elden şu yanıtı vererek konuyu sürdürmek istiyorum: “Kadınların hak ve özgürlüklerine giden her yol KIHEP’e ve 8 MART’a çıkar.” “Kadınların sorunlarını dillendirme ve onlara yönelik çözümler üretme yöneliminden dolayı KIHEP ile 8 MART arasından ince bir yol geçer.” “KIHEP ile 8 MART arasında Evrenselden yerele / yerelden evrensel giden bir yol uzanır ” Peki, nedir KIHEP, ilk elden bu soruya cevap vermeye çalışalım. KIHEP’in geniş açılımı, Kadının İnsan Haklar…

MUTLULUĞA DAİR KÜÇÜK BİR YAZI

           Toplum olarak yıllardan beri hep birlikte oynadığımız bir oyun var, ben çok sevdim bu oyunu: Polyanna’ cılık!            Ne demiş Tolstoy: “Mutluluk bir alegori, mutsuzluk ise hikayedir.” “mutluluktan boğulduğumuz, paçalarımızdan oluk oluk mutluluk aktığı bu günlerde, Bu haftaki yazımı, “MUTLULUK” üzerine ayırayım dedim!            Zülfü Livaneli’ nin “Serenad” isimli kitabını okuyanlar bu hikayeyi anımsar. Mardinli İlyas-ı Habır, İtalya’ da Roma’ da çalışan akrabalarını ziyarete gitmiş. Akrabaları her gün çalışmaya gidince o da sokağa çıkıyor, Roma kentinde bilmediği yollarda dolaşıp duruyormuş. Bir gün yolu park gibi nefis bir yere düşmüş. Orada çiçekler, ağaçlar, güller arasında …

 OSMANLI, TÜRKİYE VE AVRUPA’DA AYDIN

Aydını anlatırken, Sartre şöyle diyor: "Eleştiren, muhalif olan, karşı koyan, reddeden, kul olmayan, özgür olan, biat etmeyen, özgür akılla düşünen, ona göre sonuçlara ulaşan insana aydın insan denir." diyor. Sol literatür de sık kullanılan, Marksizm'deki devrimci bakış açısıyla aydın: "Eleştiren, reddeden, tarihin akışına uyumlu eleştirel akıl ortaya çıkaran, icat eden, yenileyen, yeni bir akım, düşünce, değer ortaya çıkaran, var olanla yetinmeyen, var olanı aşan ve her zaman var olanı aşma perspektifine sahip olan insanlara aydın insan denir." diyor. Birde Avrupalı diğer aydınların, aydın kimdir sorusuna verdikleri yanıtlar var, o da genel anlamda şöyle; “Sorgulayan, itiraz eden, görüş ve fikir üreten, mevcut sistemden farklı düşünen, eylemde b…

YEREL SECİMLERDE HDP’NİN ROLÜ VE SEÇİMLERDE KADININ ADI YİNE YOK!

    Yerel seçimlere girdiğimizin şu günlerde, bu haftaki yazımıza, yaşadığımız şu döneme denk düşen bir fıkrayla başlayalım… Adam yolda giderken kıç üstü düşmüş, arkadan gelen bir adam koşup yetişmiş, kaldırmış... Ve ricasını söylemiş: “Bizim partiye oy verir misiniz?” Adam kalçasını ovuşturarak yüzünü buruşturmuş ve cevap vermiş: “Bayım, ben düşünce kıçımı yere vurdum, kafamı değil!” 12 yıllık seçim sonuçları bize gösteriyor ki, toplum olarak düşerken, yere kıçımızı değil, kafamızı çarpıyoruz. 12 yılda kaç seçim yaptık, bilmiyorum, çetelesini tutan varsa, bi zahmet yorum kısmına yazarsa ben de bilgilenmiş olurum. Benim ve çevremdeki dostlarımın yaşantılarında baktığımda, pozitif anl…

31 MART TÜM HALKLARA BAHARIN MÜJDECİSİ OLABİLİR

  Rahmetli anam, rahmetli babamla son yıllarında sürekli zıtlaştığı için, babamın karşıtı partiye oy verdiğini açıkça söyler ve her seçim oy verme işleminden sonra evde kavga gürültü bir yana, babamın yaptığı küfrün bini bin para… Yine bir milletvekili seçimleri öncesi kendisini ziyarete gidip bu yıl hangi partiye oy vereceğini çaktırmadan öğrenmeye çalışıyordum. Israrlı sorum karşısında bana: "Oğlum, ben bu seçimde karar aldım (babama ters ters bakarak) kimse bana karışamaz İşçi Partisine (Şimdiki Vatan Partisi) oy vereceğim” deyince ufak bir şaşkınlıktan sonra toparlandım. “Ana, bu nereden çıktı, partimi kalmadı?” diye sordum. Annem ses tonunu daha da sertleştirerek: "Oğlum, bugün apartmanı gençler dolaştı, daire daire b…

MERSİN DEMOKRASİYE ÇAĞRI GURUBUNUNUN ÇAĞRISI DİKKATE ALINMALIDIR

      31 Mart Yerel Seçimlerine şunun şurasında üç buçuk ay kadar bir süre kaldı. 31 Mart seçimleri kimi partiler açısından yerel seçim havasındayken, HDP ve diğer muhalifler açısından da yerel seçimden ziyade genel seçim havasında geçecektir. Niye mi?  İzninizle açıklayayım. Bilindiği üzere Mezopotamya bölgesindeki halkın oylarıyla seçilmiş DBP’li (Demokratik Bölgeler Partisi) belediye başkanları görevlerinden alınmış ve yerlerine kayyumlar atanmıştı. Ayrıca bunun yanı sıra HDP ve DBP’li birçok meclis üyesi ve yönetici siyasi operasyonlarla gözaltına alınıp birçoğu tutuklanmıştı. Ayrıca başta Selahattin Demirtaş’ın ve diğer milletvekillerinin tutuklanmalırnı üst üste koyduğumuzda, bu durum HDP seçmeni açısından bir siyasi he…

istanbul escort