SON DAKİKA

evden eve nakliyat

klima kombi servisi

MERSİN’DEN ULUSALA BAKIŞ: Baharda Ne Yapmalı? Seçim Bloğu İktidar Bloğuna Dönüştürülmeli

Bu haber 21 Nisan 2019 - 7:29 'de eklendi ve 111 views kez görüntülendi.



17 Nisan (2019) itibariyle İstanbul’a da bahar geldiğine göre, artık Mart’ın sonunda gelen baharın bereketli olmasını sağlamak gerekiyor. Baharı bereketli kılmanın ve meyveleri toplamanın adımı, CHP önderliğinde oluşturulan ve seçimlerde başarılı olmasını sağlayan seçim bloğunun / ittifakının, iktidar bloğuna dönüştürülmesidir. Bu çok zor bir süreçtir ve zamana ihtiyaç vardır. Yazı, böyle bir tartışmanın başlatılması kaygısıyla kaleme alınmıştır.


CHP’nin son yıllardaki oy oranları göz önüne alınınca, 31 Mart’ta (2019) kazandığı belediye başkanlıkları açısından, olağanüstü başarılıdır. CHP merkezli bir iktidar bloğunun oluşumunun / sürdürülmesi için, başarılı belediye yönetimi elzem olsa da, yeterli olamaz. Diğer bir ifade ile, bir iktidar bloğunun oluşumunu, sadece kazanılan belediye başkanlarının iyi hizmetler vermesi (herkese eşit yaklaşmak, adaletli ve şeffaf yönetim gibi) üzerinden sağlanmasını beklemek iyimser bir yaklaşım olacaktır. İyi hizmet, kısa dönemde partisiz seçmenleri etkileyebilirken (bazı seçim çevreleri için yeterli de olabilir), parti aidiyeti güçlü olan seçmenleri etkilemesi için uzun zamana ihtiyaç vardır. Seçmenlerin büyük çoğunluğu, ideolojik / dünya görüşü olarak kendilerini konumlandırmışlardır. Adaya bağlı olarak yıllardır oy verdikleri ideolojik çizgideki bir partiden (örneğin sağdan) kopup başka bir ideolojik (örneğin merkez sol) partiye oy vermeleri istisnai diyebileceğimiz bir durumdur. Bu yüzden de, iktidar bloğunun oluşturulması için belediyeleri başarılı yönetmenin ötesinde bir şeylerin yapılması gerekiyor.


Öncelikle yerel seçimlerin sadece amaç değil, ulusal düzeyde iktidar olabilmek için bir araç olarak da görülmesi gerekir. Belediye başkanlıkları, ulusal iktidara gelebilmenin aracı olarak da düşünülmelidir. Yani, kazanılan belediye başkanlıkları, demokrasi ve hukuk devleti bağlamında Türkiye’yi dönüştürecek olan ulusal iktidara gelmek için kullanılmalıdır. Ulusal düzeyde iktidara gelmenin koşulu da, bir iktidar bloğunun oluşturulmasıdır. Nitekim böyle bir ittifak olmasaydı, 31 Mart’ta birçok belediye başkanlığı kazanılamazdı. 31 Mart’taki başarının arkasında önemli bir etken, kurumsal parti kimlikleriyle bazen aktif bazen pasif olarak İyi Parti ve HDP’den gelen destektir. Ki CHP’li yetkililerin açıklaması da bu yöndedir. Mersin örneğinde, özellikle HDP’den / Kürt kökenli / sosyalist (Emek-Demokrasi Platformu Bileşenleri) seçmenlerden gelen oylar olmasaydı seçim kazanılamazdı. HDP’nin blok halinde yönlendirebildiği seçmen oranı Mersin’de 9-10 puandır.


AKP-MHP bloğuna karşı ulusal düzeyde bir iktidar bloğunun CHP merkezli olması gerekiyor. CHP hem oy oranı olarak en büyük partidir, hem de diğer partilerin (İyi Parti ve HDP) ikisi ile diyalog kurabilme yeteneğini ve niyetini taşıyor. 16 Nisan (2017) referandumu dahil, bu bloğu bir şekilde bir araya getirebilmiştir. Ancak bundan sonraki süreçte, bu birlikteliğin konfederasyon benzeri biçimde bir iktidar bloğuna dönüştürülmesi gerekiyor. Aksi takdirde, her ne kadar mevcut siyasal ve ekonomik durum ittifakı olanaklı hale getirse de, cumhur ittifakına karşı ulusal iktidar seçimlerinde başarılı olmak zordur.


Bu bloğun cumhur ittifakında (AKP-MHP işbirliğinde) olduğu gibi sürekli olmasını beklememek gerekir. Zira CHP, İyi Parti ve HDP’nin hem siyasal duruşları hem de seçmen kitleleri oldukça farklıdır. İktidar bloğu, devlet biçimlerine atıfla, partilerin varlıklarını devam ettirdikleri, bir konfederasyon gibi düşünülebilir. Yapmaları gereken, seçim ve seçim çevresi bağlamında işbirliğine açık olmalarıdır. Tabii ulusal düzeydeki siyasette kendi tabanlarını birbirlerine yakın olmalarını sağlayacak işbirliğine açık hale getirici bir dil kullanmaları gerekiyor. Son tahlilde, iktidar bloğunu oluşturacak olanlar, etnik ve mezhepsel olarak 1919’da Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Kurtuluş Bloğu bileşenlerinden çok da farklı değil. 1919 ruhu ile kastedilen de bu zannedersem. Kısaca, iktidar bloğunun oluşturulmasında asıl sorumluluk CHP’ye düşse de, İyi Parti ve HDP’ye de sorumluluklar düşmektedir. HDP’yi blok içinde tutacak şey, hem parti olarak varlığının kabul edilmesi, hem de var oluşunu sağlayan hassasiyetleri konusunda özellikle İyi Parti, HDP’nin kabul edeceği politikaları geliştirmeleri gerekiyor.


Böyle bir bloğu oluşturmanın temel zorluğu AKP’nin, CHP etrafında oluşan bu bloğu dağıtabilme olasılığıdır. İyi Parti kanadını milliyetçi söylemle ‘millet bloğundan’ uzaklaştırabileceği gibi, HDP kanadını “barış sürecine geri dönüyoruz” deyip koparabilir. AKP’nin sağ partileri uydusu haline getirmekteki başarısını biliyoruz. Numan Kurtulmuş hariç, Süleyman Soylu (DP), Devlet Bahçeli (MHP) ve Mustafa Destici (BBP) köklü partilerin genel başkanları iken, AKP’nin uydusu haline getirilebilmiştir. HDP’nin sol duruşu ve içindeki sosyalist grupların varlığı / desteği dolayısıyla, AKP ile yakınlaşması olanaksız gibi görünse de, AKP ile müzakerelerin (yeni bir barış süreci gibi) başlatılması ile, bloktan uzaklaştırılabilir. Bu çerçevede, iktidar bloğunu oluşturan CHP ve İyi Parti’nin söylem ve politikaları da etkili olacaktır. Kısaca, AKP’den gelebilecek olası hamleler 31 Mart (2019) seçimlerinde oluşturulan ittifakın, sonraki seçimlerde oluşturulmasının engellenebilme olasılığı akılda tutulmalıdır.


Özetle, Türkiye’nin mevcut siyasal, toplumsal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak, kamu kurum-kuruluşlarının dönüştürülmesi, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde daha iyi bir Türkiye için bir iktidar bloğuna ihtiyaç vardır. Bu bloğun oluşumunda başta CHP olmak üzere, İyi Parti ve HDP’ye önemli sorumluluk düşmektedir. 2017’den beri seçimlerde ittifak olarak gördüğümüz bu gevşek birlikteliğin iktidar bloğuna dönüştürülmesi için tartışmamız gerekiyor.

İhsan Kamalak
İhsan Kamalakkilikyaihsan@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        istanbul escort