sperrmüll abholung

Mersin’den Ulusala Bakış: OKUNMAMASI GEREKEN BİR YAZI!

ihsan
Daha Fazla Göster

Başlığa rağmen okumaya başladıysanız, günah benden gitti…

Umut içeren güzel şeyler yazmak istiyor insan, ama maalesef bulamıyor. Sürekli olumsuz gelişmelere ilişkin bilgileri alıyor ve gelecek için daha karamsar oluyoruz… Neler?

Doğan Grubunun satılması olumsuz bir gelişme. Öncelikle, medyada tekelleşme olduğu için olumsuz bir gelişmedir. Demokrasi için çok önemli olan ifade özgürlüğü açısından olumsuzdur; seçimlerde yarışanların adaletli yarışmaları açısından olumsuzdur. Bu çerçevede, Doğan Grubunun yandaş medyaya katılması çok daha olumsuz bir gelişmedir. İnsanlar ülkede olup bitenler konusunda ne kadar doğru bilgi alabilecekler.

Neyseki Mersinliler şanslı, çünkü internet sitesiyle Kilikya gazetesi var. Şaka bir yana Kilikya gibi yayın organlarının önemi çok daha artmıştır; artık daha bir dört elle sarılmamız gerek bu tür yayın organlarına…

Diğer içimizi karartan bir gelişme, geçen hafta yazdığım “mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasına” ilişkin düzenleme. İçimizi karartıyor, çünkü zaten sorunlu olan seçimlerin adil olmayacağını, durumun daha da kötü olacağının habercisi bir düzenleme. Bazılarımız oylarını gizli veremeyebilir.
İfade özgürlüklerini kullanan birçok gazeteci hapiste, çoğu akademisyen ve öğretmen arkadaşımız işten atılmış. Tek dertleri barış olan arkadaşlarımız işsizler.

Adalet sistemi, ki devletin temelidir, sarsılmış durumdadır. İnsanlar, sorunlarının yargıda adil biçimde çözüleceğine olan inançlarını yitirmiş durumdalar.

Eğitim sistemi, zıvanadan çıkmış durumda. Bu eğitim sistemi içinde bırakın çocuklarımızın yarın iş bulmalarını, toplum içinde barışa inanan kuşaklar yetişmeyecek. İleride, toplumsal düzeyde kutuplaşmanın daha da derinleşeceğini ileri sürmek maalesef abartılı bir ifade değildir. Seçimlerde ittifak yasası bu kutuplaşmayı daha kötüleştirebilir.

 

İşsizlik doruk noktasına çıkmış, gençlerimiz, anneler-babalar işsiz ve çocuklarına ekmek götüremiyorlar. Ekonomideki gelişmeler de, durumun daha da kötüye gittiğini gösteriyor.
15 Temmuz 2016’da, bu çağda, Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde, bir darbe girişimi yaşadı Türkiye. İnanılır gibi değil. İktidar bloğunun kendi iç çatışmalarının sonucu olan bu darbe girişimi, sonuca ulaşmadı ama bloğun ayakta kalanı da, iyi bir fırsat yakalamış ve sorunları demokrasi içinde çözmek yerine OHAL içinde yoluna devam etmektedir.

 

Madem buraya kadar okudunuz, içinizi daha da karartacak bir noktaya daha değineyim:

İçimizi karartan asıl şey, bütün bu olumsuz gelişmelerin, ülkenin durumunu daha da kötüleştireceğinin farkına varamamış siyasetçilerin ve vatandaşların sayısının çok fazla olması. Bu olumsuz gelişmelerin ortaya çıkışında siyaset yapış tarzımızın önemli bir neden olduğunun farkına varılmamış ve hala eski tarz siyaset yapılıyor. Sorunların ve çözümlerinin başlangıç noktası da maalesef burasıdır. Güç, göreli (karşılaştırmalı) bir kavramdır. Siz, var olan potansiyel gücünüze ulaşacak sayısal ve niteliksel duruma gelemezseniz, karşınızdaki sizden küçük olan gücüyle sizi yenebilir.

Peki, hiç mi umut yok?

Umut var. Ancak güzel günlere giden yolun başlangıcı kendimizi, kendi siyaset yapışımızı değiştirmektir. Başkalarının değil, sizin kendinizin ne yaptığı önemlidir. Başarı, başkalarının başarısızlığı ile değil, sizin kendi çabanız ile kazanılır. Başkalarının başarısızlığı üzerine kazanılan başarılar, sürekli / kalıcı olamazlar. 2019 da buna bir fırsat sunmaktadır.

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org