saç ekimi

Maltepe Escort

şişli escort bayan

sperrmüll abholung

SANAT MI DEDİNİZ? HA O MU (!) YA DEVLET?

Daha Fazla Göster

Bu topraklarda herhangi bir sanatla uğraşıyorsanız; Acıyı, tatlıyı, sevgiyi, iyiyi, kötüyü, baskıları ve bütün renkleri aynı süreçte yaşarsınız. Ağlanacak halinize gülersiniz.

Bütün sanat dallarının; soru soran, sorgulayan muhalif duruşu olduğunu herkes bilir, güldürürken bile bir karanlığa ışık tutar. Siz aydınlanır, mutlu olursunuz. Ayrıca sanat her zaman bilimin yanında yer alır. Bu olaylar sizi yeni ufuklara sürükler. Siz yürüdükçe dünya küçülür. İçinde yaşadığınız ülkeyi ve dünyayı hatta evreni daha iyi kavramaya başlarsınız. İnsanı daha çok seversiniz. Ne var ki, bu sanatsal akış her zaman böyle yolunda gitmez. Birileri çıkar tüm bu güzelliklerin önüne duvarlar örer. Tarih bunun örnekleri ile doludur.

Bizler de bu engellemelerle çok karşılaştık. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak isterim: Bundan dokuz- on yıl önce “Islık sever max” adlı bir çocuk oyunu çıkarmıştık. Bu çocuk oyununu Almanya’da tiyatro yapan CARSTEN KÜRÜGER ve VOLKER LUDWİNG adında iki sanatçı yazmış, öğretmen MERİÇ GÖK’de Türkçeye çevirmiş. Okusanız ya da izleseniz eminim çok hoşunuza gidecektir.

Max tahmin ettiğiniz gibi oyunun kahramanı. Ön dişlerinden bir-ikisi çıkmış, gedik görünümlü sevimli bir çocuk. En büyük özelliği, nerede olursa olsun, gördüğü haksızlıklara karşı durmaksızın ıslık çalarak hakkını aramasını ve almasını bilen bir çocuk. Kendisiyle oynamayan ve her şeyi yasaklayan ailesine karşı, sürekli konuşan teyzesine karşı, kendilerini evden atan ve oyuncaklarını çalan ev sahibine karşı, sokaktaki ve okuldaki haksızlıklara karşı ıslık çalarak hakkını alan, giderek kahramanlaşan bir çocuk.

Bu çocuk oyununu Silifke’de ilköğretim öğrencilerine sunabilmek için oranın milli eğitim müdürlüğüne başvurmuştuk. Bir hafta sonra bize yanıt geldi; “Söz konusu tiyatronun, Türk ahlak yapısına uygun düşmediğinden gösterimine izin verilmemiştir” Bunun açılımı şu; Bu çocuk, otur deyince oturmuyor, kalk deyince kalkmıyor, gürültücü, büyüklerine karşı saygısız biri. Oysa onların istediği, “Türk ahlak yapısına uygun” denilen çocuk da; otur denilince oturan, kalk denilince kalkan, büyüklerinin karşısında “el pençe” duran, soru sormayan, sorgulamayan, hakkını arayamayan bir çocuk.  Böylesine utangaç, sıkılgan, hakkını aramaktan aciz yetiştirilen çocuklar kendilerine taciz edilse bile ne yapabilirler?(!)

Başka bir okulda oyunumuzu sergileyecektik, müdür beye sorduk; “Müdür bey, tiyatroyu hangi saatte sahneleyeceğiz.”
Müdür bey “ha o mu, biz o tiyatro, müzik, resim, beden eğitimi gibi önemsiz dersleri hep son dersler de yaparız” deyince, sanki başımızdan aşağı sıcak sular dökülmüştü. Müdür beye; “hocam sizi bu okula müdür yapmak için çok aradılar mı” diyebildik ve okuldan ayrıldık.

Şimdi düşünmeden edemiyorum; Acaba bu idareciler “Türk ahlak yapısına” uygun mudurlar?

Ya devlet?

Devlet mi, çocuklar için var; yoksa çocuklar mı, devlet için var?

 

 

 

 

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org