saç ekimi

Maltepe Escort

şişli escort bayan

sperrmüll abholung

UMUT: CAN KIRIKLIĞI

kadir
Daha Fazla Göster

 

Yüreğimize batan hayal kırıklıkları ayağımıza batan cam kırıkları gibidir. Devindikçe acıtır. Yürümek istemez insan bir süre sonra. Yaşam anlamsızlaşır. Herkesin zulasında hayal kırıklıkları vardır. Kimi zaman bir felsefeye konu olur, kimi zaman edebi bir esere. Döner bir türkü olur dolanır dilimize. Çoğumuz yaşamı bundan sorumlu tutarız. Şanssızlığa dem vururuz. Hayata küseriz. Umuda söveriz. Dış denetim odaklıyızdır. Yaşadıklarımızın sorumluluğunu dışarda arayarak acıdan öğrenme fırsatını da elimizden kaçırırız. Böylece hep aynı acılara gebe kalırız. Daha sonra ise acıdan kaçınmak için umut etmekten vazgeçeriz. Başarısız olmamak için denemekten kaçınırız.

Kendimizi tanımıyoruz. Bununla birlikte kafamız karışık ve duygularımızın farkında da değiliz. Çoğu insan yüze yakın farklı duyguyu beş altı genel duygu içerisinde tanımlar. Yani kızgınlık öfkeyle karışır, sevgi tutkuyla ve mutluluk haz ile…Dolayısıyla durumu anlamaya çalıştıkça kafamız daha da karışır ve varılmaması gereken sonuçlara ulaşarak hayatımızı bu yanılgılar içerisinde yaşamaya devam ederiz.

Umut ve hayal kırıklığı arasında bir ilişki vardır ve bu ilişki de yukarıda değindiğim karmaşalardan nasibini almaktadır. Nedir Umut? Sözlük tanımı olarak umut “ummaktan doğan iç erinci, güven duygusu” dur. Psikolojiden faydalandığımızda umut şöyle tanımlanabilir: “Umut, gelecek ile ilgili bir amacı gerçekleştirmede sıfırdan fazla olan beklentilerdir.” Bu tanımda umut ile beklenti arasında da bir ilişki olduğu görülüyor. Beklenti ise “gerçekleşmesi beklenen şey” olarak anlaşılmalıdır. Etimolojik olarak baktığımızda umut dilemek anlamına gelen “um” sözcüğünden gelir. Ummak ile umut aynı kökenden gelir ve bu bağlamda inancı barındırır. Beklentide ise inançta olduğundan farklı olarak belli göstergelere ipuçlarına ve deneyimlere dayanır. Bu göstergelere dayanılarak gelecek hakkında akıl yürütme yoluyla belirsizlikler aydınlatılmaya çalışılır. Bir inanca dayanan umut, diğer ipuçlarına ve somut göstergelere dayanan beklenti kavramı o halde birbirini nasıl etkiler? İnancın çoğu zaman akıldan daha güçlü olduğu bir durumda “inanç akıl yürütmeyi yönlendirir ve insanın dünyayı olduğu gibi görmesinin de önüne geçer.”

Saf bir iyimserlikle oluşturulmuş umut tarihsel süreçte birçok filozof tarafından eleştirilmiştir. “Umut, Scohopenhauer’in kötücül irade’si gibi, daha fazla eziyet çekelim diye bizi hayatta mı tutar, kurbanın başının üstünde bir kova su döken bir işkenceci misali.?” Schopenhauer, insanın dinginliğini yanlış beklentilerle bozduğu için, umudu kötülüğün kaynağı sayar. Spinoza Etika’da umudu belirsizliğinden dolayı “istikrarsız neşe” olarak tanımlar. Ona göre, akıl sahibi birey kendinden emin bilgiye dayanarak yaşarken, umut cahillere özgü bir yanılsamadır. Bu filozofların sözünü ettiği kötü duruma düşmemek adına beklentilerimizin daha somut ve ulaşılabilir hedeflere göre yaşamın gerçekliğine göre yeniden düzenlenmesi mümkündür. Çünkü umut bir yakıttır ve bireyi geleceğe yönelik harekete geçiren temel dinamiklerden biridir. Yakıt olmadan araç hareket etmez. Aracınız sağlamsa ve buna rağmen hareket etmiyorsa yanlış yakıt almış olabilirsiniz. Yani yaşam gerçekliğine uygun olmayan umut size acı çektirecektir. Yapılması gereken şey yakıt almaktan vaz geçmek mi? Yoksa bu aracı (yaşamı) kullanma kılavuzuna uygun koşulları sağlamak mıdır?

Yanlış beklenti oluşturmanın, aşırı iyimserliğin ve mutlak bir güvenin faturası olan hayal kırıklıklarının faturasını umuda kesmek yerine, beklentileri doğru şekilde yapılandırıp acıdan öğrenme fırsatını kaçırmamak gerekir. Gerçekçi olmayan umutlar hayal kırıklıklarının fabrikasıdır. Elbette ki müebbet hapis yemiş bir kişinin sürekli çıkacağına yönelik umut acısını artıracaktır. Ancak “Umudun boşa çıkması, tükenmesi kadar kötü değildir.” Victor. E Frankl Nazi kamplarında umudunu yitiren mahkumların kendilerini elektrik verilmiş tellere attıklarını görmüştür. Umutsuzluk intihar vakalarının çoğunda etken olan bir duygu olarak tespit edilmiştir ve maalesef buradaki en önemli sorun bizim yaşamı anlamlandırma ile ilgili içsel yaşantılarımızdan kaynaklanır. Aristotales’in deyimiyle “Umut, uyanık insanların rüyasıdır.” Metin Altıok’un “Kanadı Kırık Bir Akşam” şiiriyle zulamıza bir umut kırıntısı daha atalım:
“Yarın farklıdır bugünden,
Adı değişir hiç olmazsa
Kara bir suyu
Geçiyoruz şimdilerde
Basarak yosunlu taşlara

Sen bugünden yarına
Birazcık umut sakla.”

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org