SON DAKİKA

evden eve nakliyat

klima kombi servisi

YA ME YE, YA MAO ya da MARTIN SONU BAHARDIR

Bu haber 30 Mart 2019 - 6:48 'de eklendi ve 79 views kez görüntülendi.

Demirtaş’ ın; “Bütün halkımıza, tabanımıza çağrım ve varsa azıcık hatırım, ricam şudur ki, gerekirse bağrınıza taş basın, ama mutlaka sandığa gidip ‘Faşizme hayır’ anlamına gelecek oyunuzu kullanın. Seçim sonuçları, demokrasi ve barışın gelişmesine fırsat sunabilir” söylemi zamanlama açısından çok kıymetlidir.

Demokrasi: siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi… Şölen ise :eğlenmek ya da bir olayı kutlamak ereğiyle, çağrıları özenli yemek ve içkilerle ağırlama işi… Ziyafet ise, gözü gönlü doyuran güzel şey, olarak geçer sözlüklerde.

Bu iki kelimeyi birleştirdiğinizde “Demokrasi Şöleni” gibi iki kelimelik bir hoş cümle türer kendiliğinden. En çokta siyasiler kullanır her seçim öncesinde, hiç düşürmezler sakız yaparlar ağızlarında: “Benim güzel yurdumun aziz yurttaşları!.. Seçimler var ya, bu seçimler… bir demokrasi şölenidir, haa bunu iyi  belliyesiniz. Demokrasi neymiş? Seçilmişleri halk getirir,  halk götürür. Bizi, biz belirler, sizler de sandıkta oylayarak onaylarsınız. İşte bunun adı demokrasidir!..”

Bence de seçimler bir demokrasi şölenidir. Amma, velakin… Bu işin bir de amması var.

Anlatayım efendim.

Bir kesimi milliyetçi, bir kesimi sosyal demokrat, bir kesimi Kemalist, bir kesimi Atatürkçü, bir kesimi sol/sosyalist, bir kesimi ulusalcı/ulusolcu, bir kesimi muhafazakar, bir kesimi  laik/kati laik olan Türkiye; Türküyle, Türkmeniyle,  Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Tatarıyla, Çerkesiyle baskı, iftira, kumpaslar,  tutuklamalar, ölüm oruçları, açlık grevleri ve yanı sıra ekonomik kriz altında  31 Mart’ da cümbür cemaat sandığa gidiyoruz. (“Cemaat” kelimesinden sakın yanlış bir şey çıkartılmasın)

Bilmiyorum,  tesadüf olsa gerek…   

Rûmi takvime göre 31 Mart 1325’de, Miladi takvime göre ise 13 Nisan 1909 günü gerçekleşen “31 Mart Vakası”nın tartışıldığı bir günde yapılacak 2019, 31 Mart yerel seçimleri.

Halkımız İlk defa Cumhur ve “illet/Zillet” adı altında iki bloktan mütevellit kamplaşmanın ve ayrışmanın keyfini doya doya yaşayacak bu seçimde.

Anket sonuçları geldikçe, Mersin özelinde ve ülke genelinde siyasetin dili gittikçe sertleşmeye başladı. Sertleşmekle kalmayıp çirkinleşti.

Toplumsal gerçekliğiyle kırılgan bir fay hattında, herkesin dikkatlice ve sorumluca davranması gerekirken,  “amaca giden her yol mubahtır” yöntemiyle seçim kazanma uğruna makyavelist tutum ve davranışlar.

Geçmiş yıllarda,  her yapılan seçim öncesinde, hiç bu kadar, iktidarda olanların, seçim kazanma uğruna, diğer muhalefet partilerini tutuklatmayla, seçilmişlerin yerine kayyum atamayla tehdit edilmesine tanıklık yapmamıştı “büyük”  insanlık!..

Özellikle HDP’ yi “Kandilin Uzantısı” gibi ilişkilendirerek, HDP ve diğer partileri aynı söylem üzerinden kriminalize ederek,  gerilim siyasetiyle ellerinden uçup gitmekte olan kendi seçmenlerini konsolide etmenin derdi tasası içine girdiler.

           Cumhur ittifakının kurucusu adına sözcülük yapanlar, karşı mahallenin “Zillet/illet” ittifakı partileri “şer” ittifakı olarak ilan ettiler; ne bölücülükleri kaldı, ne vatan hainlikleri…

           Her seçim öncesi yaşadıklarımız, kullanılan dil, şiddetin dozu, ilginç kumpas ve iftiraları ile bu kez çok farklı bir durumla karşı karşıyayız.

           Keşke gerçekten tam tersi bir durum yaşansaydı da, Türkiye halkları olarak hilesiz, yalansız, dolansız bir seçim yaşasak. Gerçekten bir demokrasi şölenine dönüşse bundan sonraki yaşantımız.

Son olarak diyeceğim o ki…

Siz deyin ki ittifak, ben diyeyim ki güç birliği;  ister beğenelim, ister beğenmeyelim. fantezi olsun diye değil,  “siyasal, sosyal ve toplumsal tıkanmanın yolunu böylece belki açabiliriz, bir kere denemekten ne olacak ki” noktasına yaşadığımız  mevcut siyasal konjonktür dayattı. Göründü gibi tek çıkış yolu bu!

Ayrıca, araya başka seçim sıkıştırılmaz ise, bu işbirliği, ya da güç birliğinin 2023 Başkanlık seçimlerinde de devam edeceğini tahmin ediyorum.

           Buradan yola çıkarsak,  Pazar günü yapılacak yerel seçimin önemi, bir bakıma 2023’ de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin provası niteliğindedir.

Demirtaş’ ın; “Bütün halkımıza, tabanımıza çağrım ve varsa azıcık hatırım, ricam şudur ki, gerekirse bağrınıza taş basın, ama mutlaka sandığa gidip ‘Faşizme hayır’ anlamına gelecek oyunuzu kullanın. Seçim sonuçları, demokrasi ve barışın gelişmesine fırsat sunabilir” söylemi zamanlama açısından çok kıymetlidir.

           Bu nedenle, adayların etnik kökenine, dinine, mezhebine, meşrebine, siyasette durduğu yere, ideolojine bakmadan emek adına, barış adına, özgürlük adına, hukuk-adalet adına, doğa/çevre adına,  özgür sanat/özgür kadın, özgür basın adına; inançların ve dillerin özgürlüğü adına, hak adına,  hak aşkına, özgür ve demokratik bir ülke de insanca  yaşam aşkına sandığa mutlaka gidilmelidir.

           Bu işin şakası olmaz. 1 Nisan sabahı uyandığımızda “Nisan Bir” şakasına gelmemek için haydi sandığa, demokrasi şölenine!  

Ya me Ye! Ye Mao! Ya da Martın Sonu Bahardır.

İsmail Şimşek
İsmail Şimşeksimsekismail@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        istanbul escort