YEREL SECİMLERDE HDP’NİN ROLÜ VE SEÇİMLERDE KADININ ADI YİNE YOK!

featured

 

 

Yerel seçimlere girdiğimizin şu günlerde, bu haftaki yazımıza, yaşadığımız şu döneme denk düşen bir fıkrayla başlayalım…

Adam yolda giderken kıç üstü düşmüş, arkadan gelen bir adam koşup yetişmiş, kaldırmış…
Ve ricasını söylemiş:
“Bizim partiye oy verir misiniz?”
Adam kalçasını ovuşturarak yüzünü buruşturmuş ve cevap vermiş:
“Bayım, ben düşünce kıçımı yere vurdum, kafamı değil!”

12 yıllık seçim sonuçları bize gösteriyor ki, toplum olarak düşerken, yere kıçımızı değil, kafamızı çarpıyoruz.

12 yılda kaç seçim yaptık, bilmiyorum, çetelesini tutan varsa, bi zahmet yorum kısmına yazarsa ben de bilgilenmiş olurum.

Benim ve çevremdeki dostlarımın yaşantılarında baktığımda, pozitif anlamda değişen hiç bir şey olmadığını, hatta günbegün siyasal, sosyal ve ekonomik anlamda yaşantılarının kötüye evrildiğini biliyorum, ama sizler adına bir şey diyemiyorum. Değişmediğine ismim gibi eminim ama yine de, sürekli mevcut sistem partilerinde ısrar ve biat niye hala anlamış değilim?

Elbette ki, siyasi partiler demokratik yaşamın olmazsa olmazlardır. Ancak unutulmamalıdır ki,

toplumsal hafıza ve toplumsal belleğin tekrardan yeniden canlanması için, topluma öncülük edecek, toplumu değiştirip dönüştürecek, sistem partilerinin hipnotizmasından kurtaracak, üzerine serili ölü toprağı atacak emekten, barıştan, demokrasiden, adalet ve hukuktan yana bir siyasi hareketin iktidar olmasına gereksinim vardır.

Bana göre adres belli ama takdir yine siz halkımıza aittir.

Adresi mi? Adres: Ülkenin ve bölgenin, yani Türkiye’ nin de içinde bulunduğu Ortadoğu’ da yaşayan tüm halklarının bekası ihtiyacından kaynaklı olarak ortaya çıkan, ülkenin siyasal, sosyal, kültürel farklı renklerin bir araya geldiği HDP. Aynen bin bir çiçekli bahçe gibi…

Haklısınız… HDP oluşurken bir kesimimizde heyecan yaratırken, bir kesimimizde temkinli, bir kesimizde de “Devletin Bekası” nedeniyle tepkiyle karşılandı. İtiraf edeyim ki: ben de ilk başlarda “kaygı ve korkuyla karşılamıştım”. Oysa korkulacak endişe duyulacak bir durumun olmadığını parti binalarına yaptığım ilk ziyarette ikram edilen ilk sıcak çayı yudumlarken anladım. Sonra da karşılıklı konuşurken bütün “endişe ve kaygılarım” dağılmaya, yok olmaya başladı.

Hatta şöyle bir önerim var: her kuşkudan ve ön yargıdan uzaklaşmak istiyorsak toplum olarak, HDP’ nin parti program ve tüzüğünü okuma zahmetine girip, bilahare akabinde sıcak çay içmek üzere partili yöneticiler ile yan yana gelip birebir konuşma fırsatı yakalayın. Parti ve yöneticilerinin hiç de korkulacak, kaygılanacak birileri olmadığını, onlarında sizin gibi, benim gibi adem-i insan olduğunu göreceksiniz…

İkinci meramıma gelecek olursak…

Önümüzdeki yerel seçimler bizlere “Güç Birliği” ni dayatıyor.

Zamanın ve sürecin ruhunu iyi okuyan HDP, böylesi politik ve sosyolojik gerçeklik karşısında, güçlü olduğu illerinde HDP, diğer yerlerde de demokrat adayları destekleyeceklerini kamuoyuna deklere ettiler.

Bu kararı, bulundukları illerin emek, barış ve demokrasi güçleriyle yaptıkları uzun görüşmelerden sonra aldılar; çünkü HDP’ den genel istek buydu. (Ayrıca belirlenecek adayların toplum nezdinde karşılığının da olması önemlidir.)

Şöyle bir gerçekliği de burada belirtmek isterim: yıllardan beri politika yapan bir kısım CHP tabanı ile HDP’ nin tabanı bire bir örtüşüyor. Aynı kökten geliyorlar. Bu nedenle birbirlerine oy verebilecek taban, HDP ve CHP tabanıdır. Çok uzaklara gitmemeyim. 7 Haziran ve 24 Haziran Seçimlere buna en iyi örnektir . Bu dediğime İtiraz edebiliniz. Bu benim tespitim.

Bu bir zorunluluktur. Hiç kimsenin başkanlığı veya meclis üyeliği demokrasi güçlerinin istemlerinden daha kıymetli ve önemli değildir. Mersin yerelinde de de böyle bir irade oluşmuştur.

Yan ana gelme iradesi ister ortak adayla, isterse başka şekilde sonuçlanmalıdır; Ama Mersin gerçekliğinde akılcı sonuçlanmalıdır.

Bu yöntem, demokratik, akılcı bir çözümdür.

Ancak 6 milyon oy almış bir partiye “bu seçimlerde bize zorunludur” gibi bir yanılgıya da düşmemesi en büyük temennimdir; aksi hüsran olur!

Başka bir diğer hususta:“Kadın Adayların Azlığı” sorundur ve bana göre en önemli sorundur.

Yine bu seçimde HDP dışındaki partilerde “ kadının adı yok!” HDP akılcı bir tüzük yoluyla “Eş Başkanlık” yöntemiyle kadınları siyaset içine çekmeyi başarabilmiş bir partidir. Kadını yok sayan erkek egemen zihniyete karşı Mersin yerelinde kadınların iki belediye eş başkanlık şansı hala vardır.

31 Mart gerçekten bahar olur mu ? Umarım olur?

Yeter ki, kıç üstü yere düşerken, kafa üstü düşmeyelim! Kıç üstü yere düşelim ki, en azından kafamız yerindeyken kime oy verdiğimizi iyice belleyelim.

Ha birde unutmadan… çok kısa zamanda ilk ziyaretinizi çekinmeden gerçekleştirip çay içmeyi ihmal etmeyin!

İnanın çok lezzetli gelecektir. Çayın ve sohbetin tadına doyamayacaksınız!

Yorumlar kapalı.

Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort uae escort pornos swinger hikayeler sex anilari rokettube porno paply.org istanbul escort ataşehir escort şişli escort merter escort maslak escort taksim escort beylikdüzü escort

escort istanbul