YEŞİLBOĞAZ: "KARADUVAR İÇİN ÇOK TEHLİKELİ BİR KARAR" » Kilikya Gazetesi ,Mersin'den HaberlerKilikya Gazetesi ,Mersin'den Haberler

SON DAKİKA

YEŞİLBOĞAZ: “KARADUVAR İÇİN ÇOK TEHLİKELİ BİR KARAR”

Bu biyografi 02 Nisan 2020 - 11:58 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Karaduvar’a yapılması planlanan Polipropilen Plastik Farikasına ilişkin son süreçte yaşanan gelişmeleri değerlendiren Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, alınan kararın kentin tarımı, ekonomisi, çevre ve insan sağlığı açısından çok tehlikeli olduğunu vurguladı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can ise, Polipropilen tesisinin Karaduvar’da yapılmasının yaratacağı tehlikeyi gözler önüne seren raporu Yeşilboğaz’a sunarak, “Tesise karşı değiliz, sadece seçilen alanın doğru olmadığını görüyoruz” dedi.
 
Mersin’in Akdeniz ilçesi Karaduvar Mahallesi’nde yapılması planlanan Polipropilen tesisi ÇED raporunun 10 Mart 2020 tarihinde onaylanması ve 27 Mart 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Karaduvar Mahallesi’nin Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmesinin ardından, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can ortak basın açıklaması yaparak, tesisin Karaduvar’da yapılmasının yaratacağı olumsuzluklar hakkında kamuoyunu bilgilendirdi.
“MERSİN, ANA KONTEYNER LİMANI OLMA ŞANSINI KAYBEDİYOR”
 
Mersin Baro Odasında gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Karaduvar’da polipropilen tesisi yapımının yasalaşmasının çok tehlikeli bir karar olduğunu vurgulayarak, “Karaduvar, Kazanlı ve Adanalıoğlu bölgesi, tarım arazilerinin en çok bulunduğu, balıkçılığın çok gelişmiş olduğu bir bölge. Yakın zamanda da bu bölge turizm ve kültür bölgesi olarak ilan edilmişti. Aynı zamanda limanın hemen yanında yer alıyor. Maalesef bu üç beldemizin olduğu yer makus talihinden hiçbir zaman kurtulamamıştır. Belki de Adana Havaalanına ve diğer otoyollara ulaşımı nedeniyle de bu bölgeyi her zaman için sanayi bölgesi ilan etmişler, tarım arazilerinin, yaşam alanlarının ortasına çevre etkileri gözetilmeden zararlı sanayi kuruluşlarını konumlandırmışlar. Orada tarım bölgesi ve insanlar ciddi anlamda zarar görmektedir. Bu tesisin bize ne kadar faydası olacak? Ne kadar zararı olacak? Bunun bir muhasebesini yaparsak; bu tesisin Karaduvar’a yapılmasının bölgeye ve kente faydasından çok, zararının olduğunu açıkça görebiliyoruz. Zararın bir tanesi; Mersin’in Ana Konteyner Limanı olma şansını elden kaçırıyoruz. Bu ekonomimize ve istihdama ciddi anlamda bir darbedir. İkincisi; oluşabilecek sızıntı nedeniyle insan sağlığı tehlikeye girecek. 5 milimetreden küçük plastiklerin olması ve sızıntının en iyi teknolojiyle dahi hiçbir şekilde engellenemeyeceğini gözlemliyoruz. Çevreye ve insanlığa, sağlık anlamında ciddi zararlar verecek. Soğutma suyu için de bizim yeraltı kaynaklarımızı kullanacaklar. Onlar da birer zarar olarak düşünüldüğünde, o zaman zararın daha fazla olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
“YATIRIMI KÖKÜNDEN REDDETMİYORUZ”
 
Tesisi kurma çabasında olanların kenti yanlış söylemlerle ikna etmeye çalıştığını belirten Yeşilboğaz, “Bu tesisin yapımına kenti ikna etmek için şöyle deniliyor: ‘Yatırımlar kente getiriliyor ama çevre örgütleri ve sivil toplum örgütleri buna karşı çıkıyor. Bu kentin gerçekten fabrikalaşmaya, sanayileşmeye, insanların istihdam edilmeye ihtiyacı var. Önümüze de böyle bir teknolojik yatırım getiriliyor. İnsanlar burada istihdam edilecek, insanların burada para kazanmasını sizler istemiyor musunuz?’. Bu söylemi kabul etmiyoruz çünkü biz bu yatırımı kökünden reddetmiyoruz. Sadece eleştirisel bir bakış açısı getiriyoruz. Tesisin ekonomiyi ve istihdamı artıracak, aynı zamanda çevresel felakete neden olmayacak, Mersin Limanı’nın ve Mersin Serbest Bölgesi’nin gelişmesine engel olmayacak bir bölgeye yapılmasını talep ediyoruz. Eleştirmezsek doğruyu hiçbir zaman göremeyiz. Yanlışa başladığınız zaman, sonradan yanlışı düzeltme şansınız maalesef olmuyor. Biz doğanın sadece insanlar olarak küçük parçasıyız. Doğaya hükmedemeyiz. Doğayı yenmeye çalışamayız. Doğayı yendiğimiz anda zaten savaşı kaybetmişiz demektir” diye konuştu. Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi’nin konuyla ilgili hazırladığı raporu inceleyip, gerekli girişimleri yapacaklarını sözlerine ekledi.
 
“SERBEST BÖLGE GELİŞİM ALANI OLARAK SÜRDÜRÜLMESİNİ İSTİYORUZ”
 
Daha sonra açıklama yapan Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can, “Mersin’de yapılmak istenen Polipropilen tesisinin ÇED nihai dosyası çıkmış ve bölge özel endüstri bölgesi ilan edilmiş durumdadır. Odamızın gerçekleştirmiş olduğu bir değerlendirme raporu var. 2018 Aralık ayında 385 no’lu Cumhurbaşkanlığı kararı ile bölgemizde bir polipropilen tesisi yapılması kararı çıktı. Daha sonra Eylül ayında da ÇED başvuru dosyası çıktı. Bu dosyada tesisin Mersin Serbest Bölge ile Karaduvar Mahallesi arasındaki Tekfen Holding’e ait bir özel mülkiyette yapılmak istendiğini gördük. En önemli vurgu şu; 1/100 bin çevre düzeni planı ve 1/5 bin Nazım İmar Planında bölgenin bir kısmı sanayi depolama alanı, bir kısmı da Serbest Bölge gelişim alanı olarak belirlenmiş ve yürürlüğe girmiş. Fakat bu yatırım bu planlara aykırı bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilmek isteniyor. Bu alan Serbest bölge gelişim alanı iken, sanayi depolama alanı iken, polipropilen tesisi Mersin Ana Konteyner Limanı’nın kare kısmında yapılmak istenen bir proje. 10 Mart 2020 tarihinde de nihai ÇED raporu bakanlık tarafından onaylandı ve kamuoyuna sunuldu. Biz raporu aldık inceledik ve değerlendirmemizi yaptık. Biz alanın, planlarda olduğu gibi serbest bölge gelişim alanı olarak sürdürülmesini, diğer kısmının da sanayi depolama alanı olarak işlenmesini istiyoruz” dedi.
 
“TESİSE KARŞI DEĞİLİZ, SEÇİLEN ALANIN DOĞRU OLMADIĞINI GÖRÜYORUZ”
 
27 Mart tarihinde Karaduvar’ın özel endüstri bölgesi ilan edildiğinin bilgisini veren Can, “Tekfen Grubu’nun Sanayi Bakanlığı’na başvurusu ile birlikte Cumhurbaşkanlığı kararı çıktı. Karaduvar’ın özel endüstri bölgesi ilan edilmesinin ana nedenlerinden birisi; bürokrasiyi azaltmak, projeyi hızlandırmak ve teşvik kurlarından yararlanmak. Plan değişiklikleri yapıldıktan sonra proje inşaatına başlanacak. Projeyi ekonomik ve sosyal yönüyle değerlendirdiğimiz zaman, ülkemizin %90-95’inin plastik ham madde ihtiyacını ithal ediyoruz. Plastik üretimi tabi ki gerçekleştirilmeli. Biz yatırımın tamamına karşı değiliz. Mersin’de bu yatırım yapılabilir, neden yapılmasın? Fakat tesis için seçilen alanın doğru olmadığını, alternatif yerlerin de değerlendirilmediği, alternatif yer arayışında olunmadığını görüyoruz.
 
‘YOKSA MAHALLELERİ TAŞIMAK ZORUNDA KALACAĞIZ’
 
Bizim talebimiz, Mersin’de Organize Sanayi Bölgelerinde uygun bir yer seçilip, bu yatırımın oraya yapılmasıdır. Yatırımın Karaduvar’ın en yakın konuk mesafesine 60 metre uzaklıkta yapılması ÇED raporunda yazıyor. ÇED raporunda yayınlanmış güvenlik bantları var. Bunlara katılıyoruz. Fakat 60 metre mesafede olan bir yerde yatırımın yapılması bizleri tedirgin ediyor. Zaten bölge, ağır sanayilerin olduğu bir bölge. Çünkü bölgede petrol rafineri tesisleri de var. Sanayi altyapısının olduğunu düşünmüyoruz. Organize Sanayi Bölgesinin altyapı ve üstyapı sistemlerine uygun olan alanlardan yapılmasını ve diğer sanayi bölgelerinin de uygun yerlere taşınma ihtimali varsa taşınmasını talep ediyoruz. Çünkü bunu yapmazsak, o bölgedeki mahalleri taşımak zorunda kalacağız.
 
‘ÜLKENİN CARİ AÇIĞINI KAPATACAK BİR YATIRIMIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR’
 
Polipropilen tesisinin Karaduvar’da yapılacak olmasıyla, Mersin Ana Konteyner Limanı ile birlikte ülkenin ithalat ve ihracat dengelerinin sağlayıp, cari açığını kapatacak bir yatırımın önüne geçilmiş olmuyor mu? Biz bu soruyu sormak istiyoruz. Burada tartışılması gereken en önemli kısım şu; Polipropilen tesisi yapıldığı zaman ekonomistler cari açık kapanışının gözlemleneceğini söylüyor. Fakat tesisin yapılmak istendiği bölgede, zaten serbest bölgesi ve limanıyla birlikte Türkiye’de ithalatın ve ihracatın dengelenmesi için gerekli faaliyetler zaten gerçekleştiriliyor” diye konuştu.
 
“ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN CİDDİ TEDİRGİNLİĞİMİZ VAR”
 
Polipropilen tesisinin çevre ve insan sağlığına vereceği zararları anlatan Sinan Can, “Soğutma suyu bunların en önemlisi. Soğutma suyu Deliçay’dan temin edilecek. Yetmediği takdirde yeraltı kuyularından faydalanılacak. İlla denizin olduğu bir ortama ihtiyaç duyulmadığını da görüyoruz. Tesis için daha uygun kara parçalarında, yanından beslenebilecek derelerin ya da kaynakların olduğu yerler seçilebilir. Bizim söyleyebileceğimiz en önemli unsur, 5 milimetrenin altında olan plastiklerin kayıp kaçaklarla birlikte denizel ortamı, alıcı ortamı kirleteceğidir. Buna mikro plastik diyoruz. Akdeniz havzasında mikro plastikle birlikte kirlilik kaynağının görüldüğü yerlerden birisi, Mersin ve Adana arasındaki bölgedir. Mikro plastiğin en büyük kaynağı, karasal kaynaklar. Bu fabrika ile birlikte mikro plastik oranının, nehirlerimizin ve derelerimizin denizlerle buluşmasından, denizel ortamlarda artacağını düşünüyoruz. Mikro plastik denizi kirlettikten sonra balıkların bünyesine, balıklarla birlikte insanların bünyesine geleceğinden dolayı bir reaksiyon gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz. Akdeniz’ in sıcaklığı 16-17 santigrat derece. Soğutma suyunun da yaklaşık 30-40 santigrat derece arası denize verilmesi olanağı var. Böylece 16 ile 40 santigrat derece arasındaki o sıcaklık farkını deniz dengelemeye çalışacak. Denizel ortamdaki çevre dengesi de bozulacak. Burada en önemli verilerden birisi şu: Tatlı suyla tuzlu suyun sıcaklık farklılıklarıyla birlikte karışması. Deliçay denizle buluştuğu zaman yine tatlı suyla tuzlu su buluşuyor fakat sıcaklık dengesi var. Ama tesis faaliyete geçtiğinde durumda, sıcaklık dengesi olmayacak. Hava kirliği noktasında değerlendirecek olursak, azotlu ve karbon bileşiklerinin doğaya verilmesi hava kirliliklerine neden olacaktır. Baca gazı filtre sistemlerinin uygulanacağından bahsediliyor. Fakat öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, söylenen söze bile gerçekten inanmak ya da çevre adına kaygı duymamak elde değil. Katı atık problemi diğer bir problem. Bunlar mevzuatlar çerçevesinde çözülebilir ama tehlikeli dediğimiz kül atıklarının ne olacağı konusunda ciddi anlamda bir tedirginliğimiz var” şeklinde konuştu.
 
“ÇALIŞTAY YAPILMALI”
 
Kentin dinamiklerini bu konuda duyarlı olmaya davet eden Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can, “Eski plana göre Ana Konteyner Limanı yapılsa, Serbest Bölge burada gelişimini tamamlamış olsa ne kadar insan istihdam edilir? Polipropilen tesisi ile ne kadar istihdam sağlanır? Bu konuda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, MESİAD, Ticaret Borsası, Deniz Ticaret Odası gibi ekonomi gruplarının araştırma yapıp kamuoyuna sunması, belirsizliğimizi de ortadan kaldıracaktır. Bu tesis Mersin’i ilgilendiren bir konu olduğu için kentimizin bütün paydaşları, özellikle ilçe belediyelerimiz, Akdeniz Belediyesi, bakanlıkların il müdürlüklerinin görüşlerini kamuoyuna sunması gerekiyor. En azında ortak bir noktada buluşabiliriz. Kentimizde bu konuyla ilgili çalıştay yapılmalı. Mersin için yapılacak en uygun yönteme beraber karar verelim” ifadesini kullandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gerçeğine kıydılar, hayaline ödül verdiler

  Mersin'de Nükleer Santral İnşaatını sürdüren şirketin, bir çocuğun hayalini çizdiği doğa resmine ödül vermesi tepki topladı. MERÇED Başkanı Sabahat Aslan, “Seçilen resim doğanın güzelliklerini ortaya koyan bir resim... Böyle bir resme ödül vermeleriyle sanki çocuklara iyi bir gelecek sunuyorlarmış gibi bir algı yaratıyorlar. Bu çok yanlış bir yaklaşım” dedi. Rossotrudnichestvo’nun Türkiye temsilciliği ile Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaşları 4-6, 7-10 ve 11-14 yaşlarındaki Türkiye’nin hemen hemen her yerinden öğrencilerle düzenlediği, “Hayalini çiz” resim yarışmasında dereceye giren resimler 22 Mayıs tarihinde belli oldu. Üç farklı yaş kategorisinden alınan resimlerde dereceye…

Gezi’de yitirilenlerin anısına fidan dikildi

Mersin’de Gezi Parkı direnişinin yıldönümünde, yaşamını yitirenler anısına fidan dikme kampanyası başlatıldı. İlk etkinlik Tarsus’ta gerçekleştirildi. Gezi Parkı direnişinin 7’nci yıldönümünde bugün çeşitli illerde basın açıklamaları yapıldı. Mersin’de de Emek ve Demokrasi Platformu, düzenlediği basın açıklaması ile Gezi sürecinde yaşamı yitirenleri andı. Açıklamanın ardından DİSK/Genel İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, platform olarak kent genelinde yaşamını yitirenler adına fidan dikme kampanyası başlattıklarını duyurdu. Ardından Tarsus’a geçen DİSK/Genel İş Mersin Şubesi üye ve yöneticileri kampanyanın ilk etkinliğini gerçekleştirdi. Fidan dikimi esnasında kısa bir açıklama yapan Başkan Göksoy, “Mersin Emek ve …

Gezi’de yaşamını yitirenler anıldı

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Gezi'nin yıldönümünde yaşamını yitirenleri andı. Gezi Parkı direnişinin 7'nci yıldönümünde Emek ve Demokrasi Platformu basın açıklaması düzenledi.  “Gezi şehitleri onurumuzdur, susmayacağız, sinmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz” pankartının açıldığı açıklamaya birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Platform adına basın metnini Genel İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy okudu. İktidarın tek tip insan yaratma girişiminin ve  doğayı, çevreyi, insanı yok sayma mantığının ciddi bir tepki aldığını söyleyen Göksoy, "Gezi Direnişi ile iki aya yakın bir süre direndi insanlar. Mücadele ettiler, dayanıştılar, kolektifler kurdular, paranın egemen olmadığı, kardeşliğin, …

“Pandemide suç oranları dip yaptı ama istatistiklere yansımıyor”

Mersin Barosu ile Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAV) işbirliğinde, baroların katılımıyla ‘Pandemi Sürecinde Çocuk İstismarı’ konulu online panel düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, çocuğa yönelik şiddet ve çocuk istismarında istatistiksel verilerin pandemi sürecinde düşüş içerisinde olduğunu belirterek, “Pandemi sürecinde aile içi şiddet ve istismar eğer devam ediyorsa, bu durum çocuk dışarı çıkamadığı için veya adli iletişim sistemlerine ulaşamayıp yardım alamadığı için istatistiklere, adli mercilere yansımıyor. Pandemi sürecinde bütün suç oranları dip yapmıştır ama 15 Mart 2020 tarihinden itibaren pandemi nedeniyle adli sicil sistemine veya adli veri sistemine çok fazla…

Sahile sosyal mesafe çemberleri çizildi

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, salgın önlemlerinin aşamalı olarak azaltılmasıyla güzel havaları fırsat bilip sahilleri kullanacak yurttaşlar için sosyal mesafe çemberleri oluşturdu. Ekipler, çimlere zarar vermeyen doğa dostu boya ile 3 metre çapında, aralarında 2,5 metre olan sosyal mesafeli çemberler çizdi. Büyükşehir ilk olarak Kültürpark’ta başlayan çalışma ile yurttaşları, Mersin’in gözdesi sahillerde gönül rahatlığıyla vakit geçirebilmeleri için sosyal mesafeli çemberlere davet ediyor. Ayrıca sahildeki yürüyüş yoluna çizilen sarı çizgilerle de 2 metrelik sosyal mesafe kuralına ve maske kullanımına dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Koronavirüs (COVID-19) salgının Türkiye’de ortaya çıktığ…

Büyükşehir “El Bebek Gül Bebek” projesi ile 8 bin aileye ulaştı

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Koronavirüs salgını sürecinde bebekleri olan dar gelirli aileler için “El Bebek Gül Bebek” projesi başlattı. Büyükşehir, Kriz Merkezi’ne gelen 10 binin üstündeki başvurunun yüzde 80’ini hızla karşılayarak, içerisinde bebek bezi, bebek maması, şampuan, ıslak mendil ve sabunun bulunduğu bebek paketlerini ailelere hediye etti. Ramazan Bayramı’nda da dağıtıma devam eden ekipler, “Bu Bayram Çocuklar Evde Şekerler Kapıda” yazılı şeker paketlerini kapısını çaldıkları hanedeki çocuklara ikram etti.   Büyükşehir’e 10 bin civarı bebek paketi talebi ulaştı Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın başlattığı “El Bebek Gül Bebek” projesi, salgın sürecinde bebek sahibi olan d…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ